Go Back   Gizli İlimler Alemi,Büyü Yapma,Aşk Büyüsü Nasıl Yapılır,Büyü Nedir > PARANORMAL FENOMENLER VE PARAPSİKOLOJİ > Doğaüstü Olaylar

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil
Okunmamış 14-05-11, 03:22   #1 (permalink)
ÜYE
 
Üyelik tarihi: 18-03-11
Mesajlar: 2.197
Konular: 832
Tecrübe Puanı: 0
Sİhab is an unknown quantity at this point
Standart Berrin Türkoğlu'ndan Reenkarnasyon Hikayeleri

Berrin Türkoğlu'ndan Reenkarnasyon Hikayeleri

Adı ve Soyadı: Müge Yıldız
Doğum Tarihi: 10.01.1987
Konuştuğumuz Tarih: 22.09.1992
Konuştuğumuz Yer: İskenderun
Arşiv NO: 001

Müge'nin annesi Sevim Yıldız, hamileliğinin son haftasında bir rüya görüyor. Rüyasında 19 yaşlarında genç bir kız koşarak Sevim Hanım'ın yanına yaklaşıp, " Ben sizin evinizde tekrar dünyaya geliyorum. " diyor. Sevim Yıldız uyanınca her halde kızım olacak diye rüyasını yorumluyor. Altı gün sonra Müge dünyaya geliyor.
Müge 3 yaşına geldiğinde, ailesine: " Siz benim annem ve babam değilsiniz. Burası da benim evim değil. " demeye başlıyor. Aile önceleri bu sözlerin üzerinde pek durmuyor. Ancak Müge her geçen gün biraz daha garipleşmeye başlıyor. Sonunda gerçek ailesine ve evine gitmek için ısrar ediyor. Bunun üzerine ailenin büyükleri konuyu araştırmaya başlıyorlar. Fakat Müge ailesi hakkında annesinin Seher, babasının adının ise Ethem olduğunun dışında başka bir bilgi veremiyor.
Aradan sıkıntılı ve huzursuz iki yıl geçiyor.....
Müge 5 yaşına geldiğinde bir gün aniden, daha önceki hayatında nasıl öldüğünü hatırlıyor ve 19 yaşındayken elektrik çarpması sonucu öldüğünü söylüyor.
Bu gelişmeden iki ay sonra....
Bir gün ailesiyle çarşıda dolaşırken, tanımadıkları bir bayanın arkasından " Hala " diye bağırıyor. Annesi hemen bayanın yanına gidip, yakınları arasında " Seher ve Ethem " adında evli bir çift olup olmadığını soruyor. Alınan olumlu cevaptan sonra, derhal verilen adrese gidiliyor.....
Müge gidilen adresteki evin bütün fertlerinin isimlerini teker teker saymaya başlıyor. Yakın akrabalarının hatta komşularının bile isimlerini teker teker sıralayıp, şu anda nasıl olduklarını soruyor. Onlardan haber almanın rahatlığıyla, büyük bir insan gibi koltuğa yaslanıp derin bir nefes alıyor.
Müge rahatlamışı... Ya her iki aile ?
Seher Hanım bütün bu olup bitenlerden şaşkın bir halde biraz kendisini toparlayabildikten sonra, Müge'ye yaklaşarak bazı sorular sorma ihtiyacı hissediyor:
- Önceki yaşamında benim kızım olduğunu iddia ediyorsun... Sana bir kaç soru sormak istiyorum. Cevaplayabilir misin ?
Müge başını sallayarak olur cevabını veriyor....
- Peki, o zaman söyle bakalım... Kızım evde yalnızken ölmüştü. Sen benim kızımın ruhunun taşıdığını iddia ettiğine göre bana ölüm şeklini ve nedenini açıklayabilir misin ?
Müge tereddütsüz anlatmaya başlıyor:
- Sen komşuya kahve içmeye gittikten sonra, senin daha önce temizlediğin buzdolabının altında biriken suyu temizlemek istedim. Elektrik çarptı ve ben öldüm. Ölümümden bir sene önce ticaret lisesini bitirmiştim....
Bu doğru cevaplardan sonra Seher Hanım, yalnız ailesinin bildiği, aileye ait çok özel sorular sormaya başladı. Müge bütün bunlara da ayrıntılı bir şekilde cevaplar verdi. Ve hepsi de inanılmaz doğruluktaydı...
Seher Hanım'ın şaşkınlığı her geçen dakika artıyordu.... Son bir soru daha sormak istedi...
- Kızım ölmeden bir gün önce çarşıya çıktık.. Kızıma bir şey aldım. Bunu kızım ve benden başka kimse bilmiyor. Paket hala açılmadı. Onun içinde ne olduğunu bana söyleyebilir misin ?
Müge geçmiş yaşamındaki annesine bakarak gülümsedi:..
" Kırmızı kadife terlik... "
Müge şu anda iki ailesiyle birlikte yaşıyor. Özel günlerde (Anneler, Babalar Günü vs.) iki annesine ve iki babasına da hediyeler alıyor. Durumu her iki ailede kabullenmiş durumda... Müge artık hırçın, isyankar ve huzursuz değil. Aradığını bulan kişilerin huzurunu yaşıyor...

Adı ve Soyadı: Hasan Buhayri Ünal
Doğum Tarihi: 1956
Konuştuğumuz Tarih: 21.11.1992
Konuştuğumuz Yer: İskenderun
Arşiv NO: 002

Doğumdan yarım saat önce dedesi rüyasında; genç bir erkeğin, kayığın küreklerini hızlı hızlı çekerek kıyıya yaklaştığını görüyor. Kim olduğunu sorduğunda ise; " Ben Hasan Buhayri'yim. Mısır'ın Tanta şehrinde öldüm. Sizin evde tekrar dünyaya dönüyorum. " diyor. Genç adamın yanağındaki ben, dedenin dikkatini çekiyor.
Uyanın rüyasını, erkek bir torun sahibi olacağım diye yorumluyor. Yanında yatan eşini uyandırıp, " Galiba torunumuz erkek olacak hanım " diyor. Kısa bir süre sonra beklenen telefon geliyor.. Ve yanağında kocaman beniyle sağlıklı bir erkek bebek doğduğu haber veriliyor.
Ünal ailesine göre dedenin rüyası çıkmıştır. Bebeğin yanağındaki ben ise sadece basit bir tesadüftür!
Aile fertleri dedenin isteği üzerine bebeğin ismini Hasan Buhayri olarak koyup, nüfusa geçiriyorlar. İki yıl boyunca her şey normal gidiyor. Ancak Hasan 2 yaşına gelince gariplikler birbirini takip etmeye başlıyor. Hasan bilinmeyen bir dilde sözcükler söylemeye başlıyor. Bu sözcüklerin daha sonra Mısır diline ait olduğu anlaşılıyor !
3-4 yaşlarına gelince ailesinin sosyal yapısını yadırgamaya başlıyor. Benim evim burası değil diye ısrar ediyor. 5 yaşında ise geçmiş yaşamındaki ölüm şeklini hatırlıyor. Nil deltasında Tanta şehrinde birçok tekesi olan balık ticaretiyle uğraşan zengin bir tüccar olduğunu anlatıyor. Tayfalarının arasında çıkan bir isyanı bastırmak isterken kaza ile vurulup denize düşerek öldüğünü ve Mısır'da çok parası olduğunu en ince detaylarına kadar bir solukta anlatıyor.
Aile endişe duymaya başlıyor artık.... Baskıyla çocuğa bu anlattıklarını unutturmaya çalışırlar... Konuşmaması, hatırlamaması için çareler ararken, Hasan evli olduğunu da hatırlıyor.
Karısının ve iki çocuğunun yalnız kalmaması için Mısır'a gitmesi gerektiğini ısrarla aileye söyleyerek, onlara kendisini Mısır'a göndermesi için yalvarıyor...
9-10 yaşlarına gelince evden kaçma planları yapmaya başlıyor. Kendisine neden sorulduğunda; Mısır'dan ailemi ve paralarımı getirirsem burada çok zengin oluruz, cevabını veriyor. Ancak ailesi kesin olarak kendisine karşı çıkıyor ve hiçbir zaman onu Mısır'a göndermiyor. Bundan sonra Hasan ailesi tarafından sıkı bir takibe alınıyor.
13-14 yaşlarına gelince daha fazla ailesinin baskılarına dayanamayarak, Mısır'a gitme sevdasından vazgeçmek zorunda kalıyor. Kendisini İskenderun'da balıkçılığa veriyor.
Hasan Buhayri Ünal şu anda 38 yaşında... İskenderun Deniz Su Ürünleri Lmt. Şirketleri ortaklarından.... Kısacası bu yaşamında da yine balık ticareti yapıyor. Değişmeyen bir başka özelliği ise deniz korkusu.... Bu yaşantısında ölümünün diğer yaşamında olduğu gibi denizden gelebileceği korkusunun üstünden atamadı....
Deniz, Hasan Buhayri Ünal'ı alabildiğine ürkütüyor...

Adı ve Soyadı: Mevlüde Büyükaşık
Doğum Tarihi: 19.02.1963
Konuştuğumuz Tarih: 18.07.1993
Konuştuğumuz Yer: İskenderun
Arşiv NO: 003

- Burası benim evim değil... Adım Sema... Ben çok zenginim...
Bu sözler Mevlüde Hanım'ın 4 yaşıma girdiği güne rastlıyor. Aile biraz şaşırıyor ama ilk başta pek üzerinde durmuyorlar ve önemsemiyorlar. Bu yaşlardaki çocukların hayal güçlerinin biraz fazla olabileceğini düşünüyorlar. " Varsın böyle konuşsun, kime ne zararı olabilir ki ? " diyorlar.
O yıllarda Antakya'nın girişinde merkeze oldukça uzak bir semtte oturuyorlar. Mevlüde 7 yaşlarındayken, bir akşam üstü annesiyle birlikte mahalledeki fırına gidiyorlar. Sıranın kendilerine gelmesini beklerken, yoldan çok lüks bir arabanın geçtiğini görüyorlar. Kapıda duran gençler, arabayı kullanan gencin, Antakya'nın en zengin ailelerinde Köse Ailesi'nin büyük oğlu Semir olduğunu söylüyorlar. Bunun üzerine 7 yaşındaki Mevlüde, hemen gençlere dönüp, " Semir değil, Semih'ti " diye lafa karışıyor.
Annesi: " Sus bakalım... Sen nereden tanıyorsun ? " diye azarlayınca, Mevlüde uzaklara doğru bakıp: " Nasıl tanımam, ben daha önce onların annesiydim. Semir'in küçük, Semih'in büyük olduğunu nasıl bilmem " diye cevap veriyor !
Annesi çok şaşırıyor ve korkuyor. Mevlüde'nin kulağını çekip: " Bir daha böyle acayip şeyler söylersen seni çok kötü döverim " diye azarlayınca, Mevlüde aradan geçen 4 yıl boyunca, bu konu hakkında ağzını bile bir daha açmıyor.
Aradan yıllar geçiyor.....
Mevlüde 11 yaşına bastığı yıl, Antakya'nın merkezine, yeni bir semte taşınıyorlar. Mevlüde, Vali Teoman İlkokulu'nun beşinci sınıfına başlıyor.
Bir gün teneffüste arkadaşlarıyla oynarken, yoldan geçen bir ortaokul öğrencisini görüyor. Ve çocuğun yanına koşup dikkatlice bir şekilde onu inceliyor. Daha sonra çocuğa sarılarak, hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlıyor. " Ben senin annenim, sen doğduktan 1 - 2 gün sonra öldüm. O zaman adım Sema Köseydi. Kum ocaklarımız vardı. Altı kardeştiniz. 3 kız 3 erkek.... Ağabeylerin, ablaların nasıllar ? Şu anda ne yapıyorlar ? " deyince çok şaşıran ve hayretler içinde kalan çocuk: " Bunların hepsi doğru ama sen nereden bilebilirsin ? " deyince, Mevlüde çok rahatlıyor. Evinin adresini verip, kardeşleriyle muhakkak kendisine gelmelerini söylüyor.
Ertesi gün aile verilen adrese gidiyor.Kapıyı onlara Mevlüde açıyor. Çocukların altısı da kapıda kendilerinden 10-15 yaş küçük Mevlüde'ye hayretle bakıyorlar. Daha sonra Mevlüde ile uzun uzun görüşüyorlar. Ailelerinin en gizli olaylarını bile Mevlüde'nin ağzından en ince ayrıntılarıyla dinledikten sonra şüpheleri kalmıyor...
Küçük kıza sarılıp: " Çok entresan bir olayla karşı karşıyayız.... Annemizin ruhu Mevlüde'de yaşıyor. Anlattığı her şey tamamıyla doğrudur. " diyorlar.
İki aile bu gün hala görüşmeye devam ediyorlar. Mevlüde Hanım İskenderun'da oturmakta olup, evli ve iki kız çocuğu annesidir.
Üstünden bir türlü atamadığı bir korkuyla yaşamına devam ediyor: Doğum yaptıktan sonra hastalanıp, bir önceki yaşamında olduğu gibi ölmek..
Destek ve Emeğimiz İçin Lütfen Paylaşın:
__________________








Konu Sİhab tarafından (14-05-11 Saat 03:27 ) değiştirilmiştir. Sebep: Ard Arda Mesaj Yazılması
Sİhab isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 14-05-11, 08:27   #2 (permalink)
YASAKLI
 
Üyelik tarihi: 27-11-10
Mesajlar: 1.915
Konular: 355
Tecrübe Puanı: 0
Kocayürek is an unknown quantity at this point
Standart

Güzel kardeşim paylaşımına teşekkürler ALLAH cc Razı olsun sevgiyle kal..
Destek ve Emeğimiz İçin Lütfen Paylaşın:
Kocayürek isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 14-05-11, 09:13   #3 (permalink)
ÜYE
 
Üyelik tarihi: 19-01-11
Mesajlar: 125
Konular: 0
Tecrübe Puanı: 0
aynur22 is an unknown quantity at this point
Standart

Teşekkürlerde,yeniden doğuş hikayeleri hep İskenderun ve çevresinde oluyor.Türkiyenin diğer illerinde kayıt altında olan böyle hikayeler var mı?
Destek ve Emeğimiz İçin Lütfen Paylaşın:
aynur22 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 14-05-11, 10:22   #4 (permalink)
ÜYE
 
Üyelik tarihi: 05-03-11
Mesajlar: 113
Konular: 4
Tecrübe Puanı: 0
melahat is an unknown quantity at this point
Standart

yıllar evvel tv de izlemiştim. hatay ve çevresi çok yoğun bir enerji merkeziymiş ve tekrar bedenleme olaylarının inanılmasına bu sebep gösteriliyormuş
Destek ve Emeğimiz İçin Lütfen Paylaşın:
melahat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 14-05-11, 11:47   #5 (permalink)
YASAKLI
 
Üyelik tarihi: 14-05-11
Mesajlar: 643
Konular: 108
Tecrübe Puanı: 0
gecesen is an unknown quantity at this point
Standart

hatay antakya merkeüssü gibi maşallah orda bi enerji yogunlugu var reankarnasyona asla inanmıyorum cinlerin aldatması onların bizlerde daha uzun yaşamaları boyut farklarının olması bu konularda insanların zaaflarını kullanarak aaa bak ölen kişinin herşeyini bildi demesine yol acıyor.buda insanın imanın sallıyor bence tamamen cin aldatması.
Destek ve Emeğimiz İçin Lütfen Paylaşın:
gecesen isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Powered by vBulletin® Version kapalı
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 00:33.

Desteklenen Siteler=>Sırlar Dünyası|Ucuz Ukash| Büyü| bağlama büyüsü| aşk büyüsü nasıl yapılır
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir.5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp,yasal olmayan bir paylaşım olduğunu düşünüyorsanız iletişim bölümünden bize ulaşabilirsiniz.Haberler Haberler