Go Back   Gizli İlimler Alemi,Büyü Yapma,Aşk Büyüsü Nasıl Yapılır,Büyü Nedir > İSLAM DİNİ > Dini Bilgiler > Günlük Hayatımızda Haramlar Helaller

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil
Okunmamış 30-11-10, 12:50   #1 (permalink)
YASAKLI
 
Üyelik tarihi: 11-11-10
Mesajlar: 2.084
Konular: 1549
Tecrübe Puanı: 0
ates is an unknown quantity at this point
Standart Eğlence Hayatı,Şaka ve Nükte Yapmak,Koşu,Atış Müsabakası,

medyum dolunay
Eğlence Hayatı,Şaka ve Nükte Yapmak,Koşu,Atış Müsabakası,

Eğlence Hayatı
İslâm dini fıtrî; yâni insanın yaratılıştan gelme ihtiyaç ve özelliklerine uygun; onu, matlûb olan hedefe götürmeye müsait bir dindir. İnsanın ihtiyaçları arasında dinlenmek, neşelenmek, bediî zevklerini tatmin etmek de vardır. Bütün hayatları ibâdet içinde geçen, gıdaları ibâdet olan varlıklar meleklerdir. İnsanın —devamlı olarak— sükutu tefekkür, sözü zikir, dinlenmesi Kur'an, boş vakti mescitde ibâdet olamaz; böyle insanlar nâdirdir, onların da bu halleri devamlı değildir. Bu noktayı biraz daha aydınlatmak üzere sahabeden Hanzele'yi dinleyelim: Ebû-Bekir'le karşılaştım ve sordu: — Nasılsın Hanzale? — Hanzale münafık (iki yüzlü) oldu! — Allah Allah! Sen neler söylüyorsun?! — Rasûlullah (s.a.)'in yanında oluyoruz, bize cennet ve cehennemden bahsediyor, öyle ki onları gözümüzle görür gibi oluyoruz; sonra Rasûlullah'ın yanından ayrılınca karılarımız, çocuklarımız ve mallarımızla oynuyor, çok şeyi unutuyoruz! — Vallahi biz de aynı durumdayız! Ebû-Bekir'le yürüdük ve Rasûl-i Ekrem'in huzuruna girdik, sözü ben açtım: — Allah'ın Rasülü! Hanzale münafık oldu! — Ne demek istiyorsun? — Ya Rasûlallah! Bize cennet ve cehennemden bahsederken senin huzurunda onları gözümüzle görür gibi oluyoruz (söylediklerin gözümüzün önünden gitmiyor), huzurunuzdan çıkınca karılarımıza, çocuklanmıza, mallarımıza dalıyor, çoğunu unutuyoruz! — Hayatım elinde olana yemin ederim ki siz, dâima benim yanımda olduğunuz halde ve zikir (anma, hatırda tutma) durumunda olsaydınız, geçtiğiniz yollarda ve oturduğunuz sergiler üstünde melekler sizlerle el sıkışırdı..! Fakat —Ey Hanzale— her zaman öyle olmaz, bazen öyle bazen böyle olur. (Peygamberimiz (s.a.) bu sözü üç kere tekrarlamıştır.) (Müslim, K. et-Tevbe. 12, 13.) Bu hadiste En Büyük Muallim ve Mürebbi (s.a.) ümmetine normal yolu göstermekte, fıtratlerinin gereğini hatırlatmakta ve ruh gibi bedenin de nasibini vermek gerektiğini ifâde buyurmaktadır. Mide nasıl yiyecek içecek isterse, göz de güzel şeylere bakmak, kulak güzel sesleri işitmek ister. Güzelden faydalanmak bir ihtiyaç olunca onun sınırsız olarak yasaklanması da, serbest bırakılması da normal olmaz. İşte İslâm da bu yolu tutmuş, asıl maksada; yani ruhun tasfiyesi, nefsin terbiyesi, emirlere ve yasaklara riâyet prensiplerine zarar vermeyen eğlenceleri mubah kılmıştır. Bunların başlıcalarını şöylece sıralamak mümkündür:



Şaka ve Nükte Yapmak
Lâtife, şaka, mizah nükte insanları neşelendiren, güldüren eğlendiren söz sanatlarıdır. Peygamber Efendimiz «Allah'ım keder ve üzüntüden sana sığınırım» buyurmuş (Ebû-Dâvûd, K. el-Vitr, 32; Buhârî, K. el-Cihâd, 74.) gerektiğinde gülmüş ve lâtife yapmıştır. Yaşlı bir kadın Rasûlullah (s.a.)'e gelerek «beni cennete sokması için Allah'a dua buyur» demişti. Peygamberimiz «Ey filânın anası! Cennete yaşlı kadın girmez» buyurmuş, kadın da cennete hiç giremiyeceğini zannederek üzülmüş ve ağlamıştı. Kadının durumunu görünce ona maksadını açıklayarak: «Yaşlı kadın cennete yaşlı olarak giremiyecek; Allah onu yeni baştan yaratacak da genç bakire olarak girecek» buyurdu ve ona şu âyeti okudu: «Biz onları yeniden yaratmışızdır; onları bakire, eşlerine düşkün ve yaşıtları kılmışızdır.» (el-Vâkı'a: 56/35-38) (Tirmizi (Şemâil'de)) Sahabe arasında mizah ve nükte yönüyle tanınan Hz. Ali şöyle der: Zaman zaman gönülleri dinlendirin; çünkü gönül zorlanırsa körleşir.» Şaka, mizah ve nükte yapmanın cevazını sınırlayan çizgiler vardır: a) İnsanın hayatında mizah, yemekteki tuz gibi olacaktır; işi gücü mizah olmayacaktır. b) Hiçbir kimse ile alay edilmeyecek, şeref ve namuslara dil uzatılmayacaktır. (el-Hucurât: 49/11). c) Güldürmek için yalan söylenmiyecektir. «Etrafındakiler gülsün diye konuşup da yalan söyleyene yazık, çok yazık!» (Tirmizi, K. ez-Zühd, 10; Ebû-Dâvûd, K. el-Edeb, 80.)


Koşu
Koşu yaparak yarışmak bir spordur; sporun ciddi faydaları yanında yapan ve seyredenler için eğlendirici yanı da vardır; bu sebeple fıkıh kitapları bu nevi sporları oyun ve eğlence bahsinde ele almışlardır. Sahabe koşu yarışması yaparlardı. Hz. Ali'nin iyi bir koşucu olduğu söylenmiştir. (Kardavi, ag. esr., s. 241.) Bizzat Rasûlullah'ın, eşi Aişe ile yarıştığı, ilk yarışmada Hz. Aişe'nin geçtiği, bir müddet sonra yaptıkları yarışmada —bu arada Hz. Âişe şişmanladığı için— Rasûlullah'ın geçtiği, bu müsabakayı değerli bir hâtıra olarak hafızasında saklayan Hz. Âişe tarafından anlatılmıştır. (Ebû-Dâvûd, K. el-Cihad, 61; Ahmed, Müsned, 6/264.)


Atış Müsabakası
Hem savaş gücünü arttırmak, hem de boş vakitleri değerlendirmek üzere atış müsabakaları Hz. Peygamber (s.a.)'in teşvikine mazhar olmuştur. Bu eğitim ve yarışmayı yapanlara rasladıkça «Haydi atın, ben de sizinle beraberim» (Buhari, K. el-Cihâd, 78; Menâkıp, 4.) der, onları şevke getirirdi. Bu konuda tek sınırlama canlı hedeflerle ilgilidir. Av kasdı olmaksızın canlı hedefler üzerinde müsabaka tasvib edilmemiştir. (Müslim, K. es-Sayd, 60; Tirmizi, K. es-Sayd, 9.)


Konunun devamı bkz. http://www.ilimalemi.com/hayvan-dogu...zme-t5416.html
Destek ve Emeğimiz İçin Lütfen Paylaşın:
ates isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
aşk büyüsü yapma
Okunmamış 19-01-11, 03:21   #2 (permalink)
ÜYE
 
lebiderya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04-01-11
Mesajlar: 217
Konular: 87
Tecrübe Puanı: 0
lebiderya is an unknown quantity at this point
Standart

Peygamber Efendimiz çocukluğunda iyi bir yüzücüymüş. İnsanoğlu nasıl ki gıdaya, uyumaya muhtaçsa, ruhunun da bir takım ihtiyaçları vardır. Sürekli bilinçsiz bir şekilde ibadet etmek insanı yorar. Bu yorgunluktan tahammülsüzlük meydana gelir. Tahammülsüzlük ise insanı çevresine karşı kırıcı yapar. Netice itibarı ile kişi böyle yapmış olduğu ibadetten sevap yerine günaha girer. Oysa meşru olan kültür, sanat, spor, zanaat gibi kişinin kabiliyetine uygun oyalanmalar ruhu tatmin ederek dinlendireceği için bir zarurettir diye düşünüyorum.
Destek ve Emeğimiz İçin Lütfen Paylaşın:
__________________

Bir bahara açık duran penceresinde
Belki bir gün gelir geçmiş zamanı arar
Diyerek bu portreyi çizdi sanatkar
Bir oda içinin ışık ve gölgesinde
lebiderya isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



ask
Powered by vBulletin® Version kapalı
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.

Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 23:45.

Desteklenen Siteler=>Medyum Yorumları| Büyü| bağlama büyüsü| aşk büyüsü nasıl yapılır
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir.5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp,yasal olmayan bir paylaşım olduğunu düşünüyorsanız iletişim bölümünden bize ulaşabilirsiniz.Haberler Haberler