Go Back   Gizli İlimler Alemi,Büyü Yapma,Aşk Büyüsü Nasıl Yapılır,Büyü Nedir > HAVAS İLMİ > Havas İlimi Konuları

Havas İlimi Konuları Havas ilimi önemli konuları ve üyelerin yardım istekleri

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil
Okunmamış 31-12-11, 01:51   #1 (permalink)
YASAKLI
 
Üyelik tarihi: 30-12-11
Mesajlar: 10
Konular: 4
Tecrübe Puanı: 0
zahidbey is an unknown quantity at this point
Standart havas ilmi ve terkiplerin fayda vermemesinin sebebi

havas ilmi ve terkiplerin fayda vermemesinin sebebi

hepinize selamlar. havas ilmi tasavufun 20 kolundan biridir.bu ilme sahip olmak çok ağır öğretilerden geçmek ile olur.islam dünyasında havas dua ilmidir.yalnız yahudilikten sızan kabalist fikirlerin etkisi ile şuan büyü ile aynı kefeye konmaktadır.imam gazali gibi büyük ulemalartın kitaplarını okuyan arkadaşlar farkındalarmıdır bilmem yalnız imam gazali hz. tasavvuf ehli idi.ihya kitabında dinin temel konuları hakkında derin bilgiler sunmuştur.havas ilmine ulaşmak dinin tasavvufi öğretisinin temel 4 şartının sırrını çözmek ile olur. bu ilimler kısaca tesir (kuranı kerimin tam meale çevirebilme) hadis (hz.resulün sözleri) kelam ve fıkıh (incelemek) ile meydana gelir.havas bu temeli olmayan kişlere çok büyük zararlar verir.
yapılan uygulamarda kabalist fikrin olması dikkatimi çekiyor.yahudi büyüleri ve sahte hadislerin kol gezdiği islam dünyasında havası büyü ile karıştıranlara cevaplarımız olacaktır.
kısaca havas derin dualar ile sınırlı olmalıdır.çünkü milletimiz bu tür duaların manasını bilmez.
duanın kabul şartı zamanı mekanı saati vardır.
havas bıçak yapmak değildir.ayet ve esmaların dua ile birleşimidir.faredersinizki bazıları büyü öğretip sonrada bıçak yaptık al birini öldür demedik deyip haklı çıkmaya çalışmaktadır.
şuan piyasada kol gezen üfürükçü hoca hacı ****** takımıda dindeki bu boşlukları değerlendirip halkımızın hem dini duyguları ile oynayıp üstelik malına parasına göz dikmektedir.
havas ile ilişkin dua ve terkipleri uygulamak çok zordur.bilgi itikat amel ister.
bu tip işlerle uğraşıp sonuca ulaşmak isteyenler şu temel kanunlara uymalıdır.

1-itikat 2-ibadet 3-taharet 4-ilim 5-okunan ayet ve esmaların anladığı dildeki manası 6-vesvese düşmemek yani allahtan cc üdini kesmemek vs vs
bu şekilde dualarımızı edersek tabiki kabul buyrulur.
not eger bir isteğimizi allah cc.den talep ederde karşılığını alamazsak.rabbimiz ahirette mutlaka duamızın karşılığını verecektir.tevekkel allah deyip konumuzu açalım.
derin mevzuatlara devam edecez inş
serlametle

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla

• Ve onlar, Süleyman'ın mülkü (nübüvveti) hakkında şeytanların anlattıklarına uydular. Süleyman inkâr etmedi; ancak şeytanlar inkâr etti. Onlar, insanlara sihri ve Babil'deki iki meleğe Harut'a ve Marut'a indirileni öğretiyorlardı. Oysa o ikisi: "Biz, yalnızca bir fitneyiz, sakın inkâr etme" demedikçe hiç kimseye (bir şey) öğretmezlerdi. Fakat onlardan erkekle karısının arasını açan şeyi öğreniyorlardı. Oysa onunla Allah'ın izni olmadıkça hiç kimseye zarar veremezlerdi. Buna rağmen kendilerine zarar verecek ve yarar sağlamayacak şeyi öğreniyorlardı. Andolsun onlar, bunu satın alanın, ahiretten hiç bir payı olmadığını bildiler; kendi nefislerini karşılığında sattıkları şey ne kötü; bir bilselerdi. (BAKARA SURESİ / 102)

• Allah şöyle diyecek: "Ey Meryemoğlu İsa, sana ve annene olan nimetimi hatırla. Ben seni Ruhu'l-Kudüs ile destekledim, beşikte iken de, yetişkin iken de insanlarla konuşuyordun. Sana kitabı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğrettim. İznimle çamurdan kuş biçiminde (bir şeyi) oluşturuyordun da (yine) iznimle ona üfürdüğünde bir kuş oluveriyordu. Doğuştan kör olanı, alacalıyı iznimle iyileştiriyordun, (yine) benim iznimle ölüleri (hayata) çıkarıyordun. İsrailoğullarına apaçık belgelerle geldiğinde onlardan inkâra sapanlar, "Şüphesiz bu apaçık bir sihirdir" demişlerdi (de) İsrailoğullarını senden geri püskürtmüştüm." (MAİDE SURESİ / 110)

• Biz Kitabı üzerine yazılı bir kağıtta göndersek ve onlar elleriyle dokunsalar bile, inkâr edenler, tartışmasız: "Bu apaçık bir büyüden başkası değildir" derler. (EN'AM SURESİ / 7)

• Firavun kavminin önde gelenleri dediler ki: "Bu gerçekten bilgin bir büyücüdür."; (A'RAF SURESİ / 109)

• (Musa:) "Siz atın" dedi. (Asalarını) atıverince, insanların gözlerini büyüleyiverdiler, onları dehşete düşürdüler ve (ortaya) büyük bir sihir getirmiş oldular. (A'RAF SURESİ / 116)

• İçlerinden bir adama: "İnsanları uyar ve iman edenlere, muhakkak kendileri için Rableri katında 'gerçek bir makam' olduğunu müjde ver" diye vahyetmemiz, insanlara şaşırtıcı mı geldi? İnkâr edenler: "Gerçekten bu, açıkça bir büyücüdür" dediler. (YUNUS SURESİ / 2)

• Musa: "Size hak geldiğinde (böyle) mi söylersiniz? Bu bir büyü müdür? Oysa büyücüler, kurtuluşa ermezler" dedi. (YUNUS SURESİ / 77)

• Firavun: "Bana bütün bilgin büyücüleri getirin" dedi. (YUNUS SURESİ / 79)

• Onlar atınca, Musa dedi ki: "Sizlerin (ortaya) getirdiğiniz büyüdür. Doğrusu Allah onu geçersiz kılacaktır. Şüphesiz Allah, bozgunculuk çıkaranların işini düzeltmez." (YUNUS SURESİ / 81)

• O'nun arşı su üzerinde iken amel bakımından hanginizin daha iyi olduğunu denemek için gökleri ve yeri altı günde yaratan O'dur. Andolsun onlara: "Gerçekten siz, ölümden sonra yine diriltileceksiniz" dersen, inkâr edenler mutlaka: "Bu, açıkça bir büyüden başkası değildir" derler. (HUD SURESİ / 7)

• Mutlaka: "Gözlerimiz döndürüldü, belki biz büyülenmiş bir topluluğuz" diyeceklerdir. (HİCR SURESİ / 15)

• Biz onların seni dinlediklerinde ne için dinlediklerini, gizli konuşmalarında da o zalimlerin: "Siz büyülenmiş bir adamdan başkasına uymuyorsunuz" dediklerini çok iyi biliriz. (İSRA SURESİ / 47)

• Andolsun, biz Musa'ya apaçık dokuz ayet (mucize) vermiştik; işte İsrailoğullarına sor; onlara geldiği zaman Firavun ona: "Gerçekten ben seni büyülenmiş sanıyorum" demişti. (İSRA SURESİ / 101)

• Dedi ki: "Ey Musa, sen bizi sihrinle yurdumuzdan sürüp çıkarmaya mı gelmiş bulunuyorsun?" (TAHA SURESİ / 57)

• "Madem böyle, biz de sana buna benzer bir sihirle geleceğiz; şimdi sen, bir 'buluşma zamanı ve yeri' tesbit et, bizim de, senin de karşı olamayacağımız açık, geniş bir yer olsun" dedi. (TAHA SURESİ / 58)

• Dediler ki: "Bunlar her halde iki sihirbazdır, sizi sihirleriyle yurdunuzdan sürüp-çıkarmak ve örnek olarak tutturduğunuz yolunuzu (dininizi) yok etmek istemektedirler." (TAHA SURESİ / 63)

• Dedi ki: "Hayır, siz atın." Sonra hemen (ne görsün), sihirlerinden dolayı, onların ipleri ve asaları kendisine gerçekten koşuyormuş gibi göründü. (TAHA SURESİ / 66)

• "Sağ elindekini atıver, onların yaptıklarını yutacaktır; çünkü onların yaptıkları yalnızca bir büyücü hilesidir. Büyücü ise nereye varsa kurtulamaz." (TAHA SURESİ / 69)

• Bunun üzerine büyücüler, secdeye kapandılar: "Harun'un ve Musa'nın Rabbine iman ettik" dediler. (TAHA SURESİ / 70)

• "Gerçekten biz Rabbimize iman ettik; günahlarımızı ve sihir dolayısıyla bizi kendisine karşı zorlayarak-sürüklediğin (suçumuzu) bağışlasın. Allah, daha hayırlıdır ve daha süreklidir." (TAHA SURESİ / 73)

• "Ya da kendisine bir hazinenin bırakılması veya (ürünlerinden) yemekte olduğu bir bahçesi olması (gerekmez miydi)?" Zulmedenler dedi ki: "Siz olsa olsa, ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz." (FURKAN SURESİ / 8)

• (Firavun,) Çevresindeki önde gelenlere: "Bu" dedi, "Doğrusu bilgin bir büyücüdür." (ŞUARA SURESİ / 34)

• Büyücüler geldiklerinde, Firavun'a: "Şayet biz galip gelirsek, bize bir ücret var gerçekten, değil mi?" dediler. (ŞUARA SURESİ / 41)

• Anında büyücüler secdeye kapandılar. (ŞUARA SURESİ / 46)

• (Firavun) Dedi ki: "Ona, ben size izin vermeden önce mi inandınız? Şüphesiz, o, size büyüyü öğreten büyüğünüzdür; öyleyse yakında bileceksiniz. Şüphesiz ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim ve sizin hepinizi gerçekten asıp-sallandıracağım." (ŞUARA SURESİ / 49)

• Dediler ki: "Sen ancak büyülenmişlerdensin." (ŞUARA SURESİ / 153)

• Ayetlerimiz onlara, gözler önünde sergilenmiş olarak gelince dediler ki: "Bu, apaçık olan bir büyüdür." (NEML SURESİ / 13)

• Musa, onlara apaçık olan ayetlerimizle geldiği zaman: "Bu, düzüp uydurulmuş bir büyüden başkası değildir. Biz geçmiş atalarımızdan bunu işitmedik" dediler. (KASAS SURESİ / 36)

• Onlara, apaçık olan ayetlerimiz okunduğunda: "Bu, sizi babalarınızın taptıkların(ilahlar)dan alıkoymak isteyen bir adamdan başkası değildir" dediler. Ve dediler ki: "Bu, düzülüp uydurulmuş bir yalan (iftira)dan başka bir şey de değildir." İnkâr edenler de, kendilerine geldiği zaman hak için: "Bu, apaçık bir büyüden başka bir şey değildir" dediler. (SEBE' SURESİ / 43)

• "Bu, açıkca bir büyüden başkası değildir" dediler. (SAFFAT SURESİ / 15)

• Firavun'a, Haman'a ve Karun'a. Ama onlar: (Bu,) Yalan söyleyen bir büyücüdür" dediler. (MÜ'MİN SURESİ / 24)

• Ancak kendilerine hak gelince, dediler ki: "Bu bir büyüdür, doğrusu biz ona (karşı) kafir olanlarız." (ZUHRUF SURESİ / 30)

• Ve onlar dediler ki: "Ey büyücü, sende olan ahdi (sana verdiği sözü) adına bizim için Rabbine dua et; gerçekten biz hidayete gelmiş olacağız." (ZUHRUF SURESİ / 49)

• Onlara açık belgeler olarak ayetlerimiz okunduğu zaman, o inkâr edenler kendilerine gelmiş olan hak için dediler ki: "Bu, apaçık bir büyüdür." (AHKAF SURESİ / 7)

• Fakat o, 'bütün kişisel ve askeri gücüyle' yüz çevirdi ve: "(Bu,) Ya bir büyücü veya bir delidir" dedi. (ZARİYAT SURESİ / 39)

• İşte böyle; onlardan öncekiler de bir elçi gelmeyiversin, mutlaka: "Büyücü ve cinlenmiş" demişlerdir. (ZARİYAT SURESİ / 52)
• "Bu da bir büyü mü, yoksa siz mi görmüyorsunuz." (TUR SURESİ / 15)

• Onlar bir ayet (mucize) görseler, sırt çevirirler ve: "(Bu,) Süregelen bir büyüdür" derler. (KAMER SURESİ / 2)

• Hani Meryem oğlu İsa da: "Ey İsrailoğulları, gerçekten ben, sizin için Allah'tan gönderilmiş bir elçiyim. Benden önceki Tevrat'ı doğrulayıcı ve benden sonra ismi "Ahmed" olan bir elçinin de müjdeleyicisiyim" demişti. Fakat o, onlara apaçık belgelerle gelince: "Bu, açıkça bir büyüdür" dediler. (SAFF SURESİ / 6)

• Böylece: "Bu, yalnızca 'aktarılarak öğrenilen' bir büyüdür" dedi. (MÜDDESSİR SURESİ / 24 )

İbrahim, İsmail'le birlikte Evin (Ka'be'nin) sütunlarını yükselttiğinde (ikisi şöyle dua etmişti): "Rabbimiz bizden (bunu) kabul et Şüphesiz, Sen işiten ve bilensin"; (2/127)

Kullarım Beni sana soracak olursa, muhakkak ki Ben (onlara) pek yakınım Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm Öyleyse, onlar da Benim çağrıma cevap versinler ve bana iman etsinlerUmulur ki irşad (doğru yolu bulmuş) olurlar (2/186)

Orada Zekeriya Rabbine dua etti: "Rabbim, bana katından tertemiz bir soy armağan et Doğrusu Sen, duaları işitensin" dedi (3/38)

Sabah akşam -O'nun yüzünü (rızasını) dileyerek- Rablerine dua edenleri kovma Onların hesabından senin üzerinde birşey (yükümlülük), senin hesabından da bir şey (yükümlülük) yoktur ki onları kovman gereksin Yoksa zalimlerden olursun (6/52)

De ki: "Sizi karanın ve denizin karanlıklarından kim kurtarmaktadır ki, siz (açıktan ve) gizliden gizliye ona yalvararak dua etmektesiniz: -Andolsun, bizi bundan kurtarırsan, gerçekten şükredenlerden oluruz" (6/63)

De ki: "Rabbim adaletle davranmayı emretti Her mescid yanında (secde yerinde) yüzlerinizi (O'na) doğrultun ve dini yalnız kendisine has kılarak O'na dua edin "Başlangıçta sizi yarattığı" gibi döneceksiniz" (7/29)

Rabbinize yalvara yalvara ve için için dua edin Şüphesiz O, haddi aşanları sevmez (7/55)

Düzene konulması (ıslah)ından sonra yeryüzünde bozgunculuk (fesad) çıkarmayın; O'na korkarak ve umut taşıyarak dua edin Doğrusu Allah'ın rahmeti iyilik yapanlara pek yakındır (7/56)

Başlarına iğrenç bir azab çökünce, dediler ki: "Ey Musa, Rabbine -sana verdiği ahid adına- bizim için dua et Eğer bu iğrenç azabı üzerimizden çekip-giderirsen, andolsun sana iman edeceğiz ve İsrailoğullarını seninle göndereceğiz (7/134)

İsimlerin en güzeli Allah'ındır Öyleyse O'na bunlarla dua edin O'nun isimlerinde 'aykırılığa (ve inkâra) sapanları' bırakın Yapmakta oldukları dolayısıyla yakında cezalandırılacaklardır (7/180)

O, sizi tek bir nefisten yarattı ve kendisiyle durulup-yatışması için ondan eşini var etti Onu (eşini) örtüp-bürüyünce, o da bir yük yüklendi de bununla (bir süre) gezindi Nitekim ağırlaşınca, ikisi Rableri olan Allah'a dua ettiler: "Eğer bize salih (bir çocuk) verirsen, andolsun şükredenlerden olacağız" (7/189)

Onların Beyt(-i Şerif) önündeki duaları, ıslık çalmaktan ve el çırpmaktan başkası değildir Artık inkâr ettikleriniz dolayısıyla tadın azabı (8/35)

Bedevilerden öyleleri de vardır ki, onlar Allah'a ve ahiret gününe iman eder ve infak ettiğini Allah katında bir yakınlaşmaya ve elçinin dua ve bağışlama dileklerine (bir yol) sayar Haberiniz olsun, bu gerçekten onlar için bir yakınlaşmadır Allah da onları kendi rahmetine sokacaktır Şüphesiz Allah, bağışlayandır, esirgeyendir (9/99)

Onların mallarından sadaka al, bununla onları temizlemiş, arındırmış olursun Onlara dua et Doğrusu, senin duan, onlar için 'bir sükûnet ve huzurdur' Allah işitendir, bilendir (9/103)

Oradaki duaları: "Allah'ım, Sen ne yücesin"dir ve oradaki dirlik temennileri: "Selam"dır; dualarının sonu da: "Gerçekten, hamd alemlerin Rabbi olan Allah'ındır" (10/10)

İnsana bir zarar dokunduğunda, yan yatarken, otururken ya da ayaktayken bize dua eder; zararını üstünden kaldırdığımız zaman ise, sanki kendisine dokunan zarara bizi hiç çağırmamış gibi döner-giderİşte, ölçüyü taşıranlara yapmakta oldukları böyle süslenmiştir (10/12)

Karada ve denizde sizi gezdiren O'dur Öyle ki siz gemide bulunduğunuz zaman, onlar da güzel bir rüzgarla onu yüzdürürlerken ve (tam) bununla sevinmektelerken, ona çılgınca bir rüzgar gelip çatar ve her yandan dalgalar onları kuşatıverir; onlar artık bu (dalgalarla) gerçekten kuşatıldıklarını sanmışlarken, dinde O'na 'gönülden katıksız bağlılar (muhlisler)' olarak Allah'a dua etmeye başlarlar: "Andolsun eğer bundan bizi kurtaracak olursan, muhakkak sana şükredenlerden olacağız" (10/22)

(Allah) Dedi ki: "İkinizin duası kabul olundu Öyleyse dosdoğru yolda devam edin ve bilgisizlerin yoluna uymayın" (10/89)

Böylece Rabbi, duasını kabul etti ve onların hileli düzenlerini kendisinden uzaklaştırdı Çünkü O, işitendir, bilendir (12/34)

Hak olan çağrı (dua, ibadet) yalnızca O'na (olan)dır Onların Allah'tan başka çağırdıkları ise, onlara hiçbir şeyle cevab veremezler (Onların durumu) yalnızca, ağzına gelsin diye, iki avucunu suya uzatan(ın boşuna beklemesi) gibidir Oysa ona gelmez İnkâr edenlerin duası, sapıklık içinde olmaktan başkası değildir (13/14)
Destek ve Emeğimiz İçin Lütfen Paylaşın:

Konu zahidbey tarafından (31-12-11 Saat 11:30 ) değiştirilmiştir. Sebep: Ard Arda Mesaj Yazılması
zahidbey isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Powered by vBulletin® Version kapalı
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 10:00.

Desteklenen Siteler=>Sırlar Dünyası|ukash kart| Büyü| bağlama büyüsü| aşk büyüsü nasıl yapılır
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir.5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp,yasal olmayan bir paylaşım olduğunu düşünüyorsanız iletişim bölümünden bize ulaşabilirsiniz.Haberler Haberler