Go Back   Gizli İlimler Alemi,Büyü Yapma,Aşk Büyüsü Nasıl Yapılır,Büyü Nedir > KÜLTÜR-SANAT-BİLİM-EĞİTİM > Kültür-Sanat-Edebiyat > Öykü Köşesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil
Okunmamış 03-05-11, 21:51   #1 (permalink)
YASAKLI
 
Üyelik tarihi: 06-04-11
Mesajlar: 6.418
Konular: 2090
Tecrübe Puanı: 0
Asema is an unknown quantity at this point
Standart Bir Gökkuşağı Masalı

Bir Gökkuşağı Masalı

Bir Gökkuşağı Masalı"

Bir varmış, bir yokmuş...

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde...

Zamanların en eskisinde...

Daha yollar atlı, ormanlar ağaçlı iken...

Bir küçük çocuk yaşarmış. Ailesiyle birlikte köydeki evlerinde mutlu mesut yaşayan bu erkek çocuğu, babasından çok annesini severmiş.
Her gün kahvaltıyı hazırlarken ona yardım eder, onun gibi olmayı, güzeller güzeli olmayı çok istermiş. Babası onu ava götürdüğünde canı çok sıkılır, bir an önce eve dönüp annesine yardım etmek için can atarmış.

Annesi her gün 3-4 öğün yemek hazırlar, bulaşıkları ve çamaşırları yıkar, şömineden aldığı közleri ütüye doldurup giysileri dümdüz katlar, reçel yapar, turşu kurar, her yeri tertemiz siler; daha doğrusu döngüyü sağlarmış. Belki babası gibi odun kıramaz, inşaat yapamazmış ancak bizim oğlanın gözünde çok kutsal bir iş yaparmış. Sanki o varlık olmasa dünya yıkılacak, düzen karmakarışık olacak gibiymiş.

Gerçekten de öyleymiş. O kadın anne imiş. Dünyanın düzeni o zamanlar farkedilmese de onun üzerine kurulu imiş.

Çocuk da annesi gibi olmayı çok istermiş. Anne olmak istermiş. Doğurgan olmak, insanlığın gizli kahramanı olmak istermiş.

Babası gibi şişirilmiş kahramanlıklardan hiç haz duymazmış. Tabiiki de baba da çok faydalıymış, ancak çocuk annesindeki gizli kahramanlığa, çekip çevirme gücüne, üretme sihirine aşıkmış.

Ay geçmiş, yıllar geçmiş...

Bizim oğlan büyümüş, etmiş. Her çocuk gibi o da masallarla, peri hikâyeleriyle büyümüş.
Aylardan bir hafta, haftanın yedinci gününde, yaşını başını almış oğlanımız, yolda yürürken bir gökkuşağı görmüş.
Her gökkuşağı gibi, dünyanın en güzel renklerini bir arada, kardeşçe, birbirinden bir o kadar ayrı ancak bir o kadar da içiçe tutan bu gökkuşağına hayran kalmış.
O kadar güzel ve heybetliymiş ki bu gökkuşağı, çocuğun ağzı açık kalmış. Hemen masallar gelmiş çocuğun aklına. O kadar masalsıymış ki gökkuşağının bu uyumu, bu kardeşliği; hemen içine çekivermiş bizim oğlanı. Sanmış ki bizim oğlan masallar gerçek.

Başlamış bizim oğlan gökkuşağının altına doğru yürümeye. Aklından da dileğini geçiriyormuş sürekli. Daima ve tekrar tekrar. Bir saniye dahi çıkarmıyormuş aklından dileğini. Heyecana kapılmış birden, çünkü sanki gökkuşağına hiç yaklaşamıyormuş. Daha hızlı koşmaya başlamış. Ama gökkuşağı da sanki kaçıyor gibiymiş. Daha da hızlanmış, hızlanmış, hızlanmış... Tam yakalayacak gibi olmuş gökkuşağını. Neredeyse altında duruyormuş. Dileğini geçirmiş yine aklından. Gökkuşağının neredeyse altındaymış. Bir atlasa, sanki altından geçiverecekmiş. Bir umut başarabilirim belki diyerek atmış kendini ileri doğru. Dilekte aklından geçer vaziyette.
Düşmüş, uzun toprak yol boyunca yüzü toprağa sürtmüş. Ağzında kan ve toprak tadı, uzun süre açmamış gözlerini. Sadece soluk soluğa, koklamış toprağı ve tatmış onu hem ağzındaki kan ile birlikte.

Kızmış kendine, nasıl da oldu, nasıl da oldu da salak bir masala inanıp bu kadar koştum diye. Hayal kırıklığının acısı, dizlerindeki yırtıklardan daha fazla acı veriyormuş. Canının yanması bir yana bir de salak durumunda hissediyormuş kendini.
Yavaşça kalkmış ayağa. Ağzındaki kanı usulca tükürmüş toprak yola. Giysisindeki toprağı silkelemeye başladığında, işte o zaman fark etmiş boşuna koşmadığını, dileğinin gerçek olduğunu.

Annesinin ki gibi memeleri varmış. Vücuduna bakmış acele, annesininki gibi güzelmiş bedeni de.
Bizim oğlan bir anda kız oluvermiş. Hem de kendi köyünde en güzeli.
Koşa koşa dönmüş eve. Annesine seslenmiş. Annesi görünce oğlunu önce bayılacak gibi olmuş. Canından can kopmuş gibi olmuş. Ama ses edememiş. Babası akşam eve gelince, o da çok üzülmüş. Oğlu dediği kişinin bundan böyle kızı olacak olması mahvetmiş onu.

Önce suçu kendilerinde aramışlar tabii. Ancak zamanla içerleseler dahi evlâtları olduğu için onu atamayacaklarını, onu sevmekten vazgeçemeyeceklerini anlamışlar.
Eski oğlan yeni kızımız olan kahramanımız, ailesi ile ilk hayal kırıklığını yaşadıktan sonra başlamış köyde dolaşmaya.
Bilmezmiş daha o zamanlar daha ne zorluklar yaşayacağını.

Mektebini bitirince iş aramaya başlamış köyde, ancak kimsecikler iş vermezmiş ona. Daha 5 ay öncesine kadar gel mektebin bitince yanımda çalış diyen ustalar, kilimciler, manavlar, kabzımallar, devlet daireleri; şimdi kız oldu diye ona kapılarını tek tek kapatmışlar. Kimi aylar önce başka çırak aldım demiş, kimi ise kamusal alanda köy aile ahlâkına aykırı diye iş vermemiş ona. Kimi müşterim rahatsız olur senden demiş, kimi karım kızar seni işe alamam demiş. Çünkü tüm işverenlerin aklı bu konuda kıtmış.

Zavallı kahramanımız ailesinden aldığı parayla gezmeye çalışıyormuş. İşsiz olduğu için canı çok sıkılıyor, gezmek istediğinde de babasından para istemeye çok utanıyormuş.
Neyse demiş kahramanımız, annem kilimcide çalışıyor sanki demiş. Ben de zaten annem gibi kutsal olmak istiyorum, üretmek istiyorum, çekip çevirmek istiyorum demiş.
Bizim kahramanımız köyün en güzeliymiş. Akşam olduğu vakit, camının önüne gençler birikirmiş, sadece gençler mi iş vermeyen kilimciden tut, gündüz vakti gördüğünde yolunu değiştiren göbekli, yaşlı, kel amcalar akşam oldu mu kahramanımızın camının önünde belki yüz verir diye beklermiş.

Ancak bizim kahraman bir başkasını beğenirmiş. Esmer güzeli, yağız bir delikanlı varmış. Kara kaşları, kara gözlerinin üstünde ev çatısı gibi güven dolu dururmuş. Kollarındaki kaslar, sanki bizim kahramanı gün boyu koruyup kollasın, akşanda sıcak bir döşek olsun diye varmış.

Bu delikanlı da boş değilmiş kahramanımıza karşı. Her gece o da camın altında bekler, herkesler uyuyunca kızın aşağı inip, onunla göl kenarına gelmesini beklermiş. Her gece sabahlara kadar göl kenarında elma armut yerler, muhabbet ederlermiş.

Aylar geçmiş, tabii ateş bacayı, el beli, beden bedeni sarmış; samanlık seyran olmuş. Bizim kız ile delikanlı aşk günahı işlemişler.

Haftalar haftaları kovalamış yine, her zamanki gibi, her gece bu ikisi göl kenarında aşk yapmışlar. Sonra kız evlen benimle demiş. Delikanlı olmaz demiş. Kız neden demiş. Çünkü sen dilekle kız oldun demiş delikanlı. Ama beni seviyorsun demiş kız. Ailem, arkadaşlarım izin vermez delikanlı demiş. Boş ver demiş kız. Olmaz demiş delikanlı. Sonra kız, yıktın hayallerimi demiş.

Sonra bir başkası, sonra bir başkası da aynı şeyleri söylemiş kahramanımıza. Kimi o delikanlı gibi sevmiş kahramanımızı kimi sadece güzelliği için beraber olmuş.
Kahramanımızın doğurgan, üretken kalbi, bir oradan darbe yemiş, bir buradan. Kırıla kırıla kırıla, onarılmaz hale gelmiş. Paramparça olmuş. Kadın sevgisiyle dolan kalbi, sevgiyi tutamaz, çoğaltamaz hale gelmiş.

İş bulamadığı gibi yuva da kuramamış kahramanımız. Hayalkırıklıklarıyla dolu bir hayal olmuş onun dileği. Annesi gibi olmak istemiş, biri yedi kılmak, çoğalmak, çoğaltmak, yoktan var, vardan çok etmek istemiş. Ancak her gün geçtikçe, anne olmaktan, annesi gibi olmaktan uzaklaşıyormuş.

Anne olmak istiyormuş bizim kahraman, annesi gibi olmanın en güzel yanı bu imiş. Ancak sadece işverenler, komşular, sevgililer, ailesi daha doğrusu "herkes" gibi biri daha kızgınmış kahramanımıza, böylesi bir dilek tuttuğı için. Yüce Tanrı dahi kızgınmış kahramanımıza. Ona bu dileği sonucu verdiği ceza ona en büyük acıyı yaşatanmış. Onun en büyük hayal kırıklığı, en büyük noksanıymış annesi gibi olmaktan en uzağa koyan.

Tanrı onu çocuk sahibi olmaktan men etmiş. Ne kadar denese de anne olmayı kahramanımız, bir türlü olamamış.

Oysa ki o, sevilmek istemiş, üretmek istemiş, annesi gibi sihirli bir kahraman olmak istemiş.

Sevilmek istemiş, farklısın demişler; çalışmak istemiş, iş yok demişler; anne olmak istemiş, cezalısın demişler.

Uzun bir süre boyunca kahramanımız kırıla kırıla, parçalana parçalana tutunmaya çalışmış dileğine. Hayallerine tutunmaya çalışmış.
Bir o kel adamla, bir bu sabah iş vermeyen adamla, bir şu karım seni istemez diyen adamla, karın tokluğuna göl kenarına gitmiş, gelmiş.
Bir gün anlamış ki, tuttuğu dilek hatalıymış. Güzelmiş ancak bu köy, bu dünya için değilmiş.

Çok içten, çok doğru, çok güzel bir dilek olmasına karşın; bu dünya için kendisine yalnızca acı ve mutsuzluk getirecek bir dilekmiş.
Oysa ki o, annesi gibi olmak istemiş. Oysa ki o kutsal olmak istemiş.

Şimdi ne mi yapıyor kahramanımız?

İşte o bir sır...

En son gökkuşağını bulup yeniden dilek tutmak için dolaştığı söylenir...

Ancak belki de Tanrı onu affetmiş, yiğit bir adamla evlenip kutsal olmuştur...

Gökten üç elma düşmüş:
Biri bu denemeyi yazanın başına,
Öteki bu denemeyi okuyanların başına,
Üçüncüsü ise üçüncü cins olduğunu kabul etmeyen yetkilililerin başına...

www.ilimalemi.com
Destek ve Emeğimiz İçin Lütfen Paylaşın:
Asema isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 29-07-12, 08:17   #2 (permalink)
YASAKLI
 
Üyelik tarihi: 04-11-11
Mesajlar: 85
Konular: 0
Tecrübe Puanı: 0
BeyazGelincik is an unknown quantity at this point
Standart

2. elma sanırım başıma düştü.Paylaşım için teşekkürler bende en kısa zamanda bu öykü köşesine masallar hikayeler ekleyeceğim
Destek ve Emeğimiz İçin Lütfen Paylaşın:
BeyazGelincik isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Powered by vBulletin® Version kapalı
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 21:53.

Desteklenen Siteler=>Sırlar Dünyası|Ucuz Ukash| Büyü| bağlama büyüsü| aşk büyüsü nasıl yapılır
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir.5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp,yasal olmayan bir paylaşım olduğunu düşünüyorsanız iletişim bölümünden bize ulaşabilirsiniz.Haberler Haberler