Go Back   Gizli İlimler Alemi,Büyü Yapma,Aşk Büyüsü Nasıl Yapılır,Büyü Nedir > İSLAM DİNİ > Dini Bilgiler > Delilleriyle Aile İlmihali

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil
Okunmamış 01-12-10, 17:08   #1 (permalink)
YASAKLI
 
Üyelik tarihi: 11-11-10
Mesajlar: 2.084
Konular: 1549
Tecrübe Puanı: 0
ates is an unknown quantity at this point
Standart Mirasın Şartları

medyum olcay
Mirasın Şartları

Mirasta hakkın sabit olması için üç şartın gerçekleşmesi gerekir. Murisin ölümü, mirasçının hayatta olması ve bir miras engeli bulunmaması.
1. Mûrisin ölmesi: Mirasın söz konusu olması için, murisin gerçek, hükmî veya takdiri olarak ölmüş bulunması gerekir. Gerçek ölüm, ruhun bedenden ayrılması ile gerçekleşir. Görme, işitme veya başka bir delille sabit olur. Hükmî ölüm; hayatta olduğu bilinen veya muhtemel bulunan kimsenin ölümüne hakimin hükmetmesiyle ortaya çıkar. Hayatta olduğu bilinen mürteddin (dininden dönen) daru'l-harbe kaçması halinde hakim ölü sayılmasına hüküm verir. Bunun mirası, hüküm tarihine kadar mirasçı olan hısımlarına taksim edilir. Hayatta olması ihtimali bulunan kayıp kişinin (mefkûd) durumu mahkemeye intikal edince, gerekli süreler geçmişse, hakim vefatına hükmeder. Eşi iddet bekler ve serbest kalır. Mirası da hüküm sırasında hak sahibi olan varislere paylaştırılır. Takdiri ölüm, kişinin takdiren ölü kabul edilmesidir. Bu, annesinden suç işleme yoluyla ölü olarak doğan cenindir. Gebe kadına başkasının vurmasıyla cenînin ölü doğması gibi. Bu durumda suçluya, elli dinar (yaklaşık iki yüz gram altın para) gurre cezası tazminat olarak ödettirilir. Bu, tam diyetin yirmide biri kadar bir tazminattır. Ebu Hanife'ye göre, cenin mirasçı olur ve kendisine mirasçı olunur. Çünkü onun suç işleme sırasında diri olduğu kabul edilir. (İbnü'l-Hümam, Fethu'l-Kadir, IV, 440 vd; ibn Kudame, el-Muğni, VI, 320, ez-Zühayli, a.g.e., VIII, 253, Döndüren, a.g.e., s. 119-121) 2. Mirasçının Hayatta Olması: Murisin ölümü sırasında varisin hayatta olması gerekir. Bu yüzden, muristen önce ölen bir hısım, daha sonra ölen murisine mirasçı olamaz. Muris vefat ettiği zaman, ana karnında bulunan çocuğu da (cenin) sağ doğmak şartıyla mirasçı olur.
3. Miras engeli bulunmaması:
Miras engelleri şunlardır:
a) Öldürme: Mûrisini öldüren bir kimsenin, bir an önce onun servetini elde etmek için öldürme ithamı vardır. Hısımını öldüren kimsenin onun mirasından mahrum olacağı konusunda mezheplerin görüş birliği vardır. Ancak hangi çeşit öldürmelerin miras engeli olacağı hususu mezhepler arasında ihtilaflıdır. Hadiste; "Katil için miras yoktur" (Ebu Davud, Diyat, 18; Tirmizî.Feraiz, 17; ibn Hanbel, l, 49.) buyurulur. Hanefilere göre, kısas veya keffaret cezasını gerektiren öldürme çeşitleri mirasa engel olur. Bunlar da şu çeşit öldürmelerdir:
Kasden öldürme: Murisi silah veya kesici bir aletle kasden öldürmek gibi. Buna günah ve kısas gerekir, keffaret gerekmez. Ebü Yusuf ve İmam Muhammed'e göre, insan öldürebilecek büyük taş vb. her şeyle, kasden öldürme suçu meydana gelir.
Kasda benzer şekilde öldürme. İnsan öldürmede kullanılmayan, sopa, değnek gibi bir şeyle vurup öldürmek gibi... Cezası: keffaret, akile üzerinde diyet ve günahtır. Birisini yanlışlıkla öldürme: Ava atıp, insanı öldürmek gibi... Cezası; keffaret, akıle üzerine diyettir. Ahiretteki günahı kaldırılmıştır. Hata sayılan öldürme: Uykuda veya uyanık iken birisinin üzerine düşüp ölümüne sebep olmak gibi. Cezası; hataen öldürmenin aynıdır. (es-Serahsî, el-Mebsüt, XXV, 59 vd.; el-Kasanî, el-Bedayi', VII, 234, 254; M. Cevat Akşit, islam Ceza Hukuku, s. 55, 56.) Dolaylı yoldan ölüme sebebiyet verme (tesebbüb) mükellef olmayanın öldürmesi, meşru savunma halinde öldürme ve mükrehin öldürmesi miras engeli değildir. İmam Şafii'ye göre, öldürme fiilini işleyen herkes öldürülene mirasçı olamaz. Kastın bulunup bulunmaması, öldürenin mükellef olup olmaması sonucu etkilemez. Malikîler ise, katilde kasıt ve tecavüzü esas alırlar. Buradaki görüş ayrılığı, miras engeli bildiren hadisteki "katil" sözcüğünün kapsamındaki belirsizlikten doğmuştur. (bk. M. Ebu Zehra, Usûlü'l-Fıkh, Kahire, t.y.s. 126, 127)
b) Din farkı: Mûrisle varisin ayrı dinlerden oluşu bir miras engelidir. Bu konuda İslam hukukçularının görüş birliği vardır. Müslüman kafire, kafir de müslümana nesep hısımlığı veya evlilik akdi bulunsa bile mirasçı olamaz. "Müslüman kafire, kafirde müslümana mirasçı olamaz" (Buhari Hacc, 44, Meğazi, 48, Feraiz, 26; Müslim, Feraiz, 1; Ebu Davud, Feraiz, 10) "İki ayrı dine mensup olanlar, birbirine mirasçı olamaz" (Ebu Davud Feraiz 10; Tirmizî, Feraiz, 16; ibn Mace, Feraiz, 6) hadisleri buna delildir. Bunun sebebi, müslümanla gayri müslim arasında velayet bağının kesik olmasıdır. Bu duruma göre, mesela; müslüman bir erkekle gayri müslim olan karısı arasında mirasçılık cereyan etmeyeceği gibi, bunlardan doğan çocuklar da babaya tabi olarak müslüman sayılacaklarından onlarla gayri müslim olan anneleri arasında da mirasçılık cereyan etmez.
Ancak Muaz b. Cebel ve Muaviye ile Tabiîlerden Mesrûk b. el-Ecda', Saîd b. el-Müseyyeb, İbrahim en-Nahaî ve diğer bazı bilginler aksi görüştedir. Bunlara göre; "Müslüman kafire mirasçı olur. Fakat kafir müslümana mirasçı olamaz. "Dayandıkları delil şu hadislerdeki genel anlamdır: "İslam yücedir, onun üzerine yücelinmez" ( Buharî, Cenaiz, 79.)
«İslam artırır,eksiltmez" (Ebü Davud, Fergaz, 10; ibn. Hanbel, Müsned, V, 230, 236.) Bu konuda sahabe uygulaması da vardır. Bir yahudi vefat edince, biri yahudi diğeri müslüman olan iki oğlu kalmıştı. Yahudi olan oğlu bütün mirası almak isteyince, müslüman olan oğlu mahkemeye başvurdu ve hak istedi. Davaya bakan Muaz b. Cebel (ö. 18/639) müslümanı yahudiye mirasçı yapmıştır. (el-Askalani, Bulûgu'l-Meram, Terc. ve Şerh, A.Davudoğlu İstanbul, 1967, III, 206) Çoğunluk İslam hukukçuları, müslümanla kafir arasında mirasın olamıyacağını ifade eden hadisleri bu konuda delil kabul etmiş, azınlığın dayan-dığı hadisleri ise doğrudan mirasla ilgili görmemiştir. Diğer yandan gayri müslimler birbirine mirasçı olabilirler. Çünkü küfür ehli tek millet sayılır. "Ehl-i küfür birbirinin velisidir" (el-Enfal, 8/73) ayetinin genel anlamı bütün gayri müslimlerin hepsini kapsamına alır. "Hakkın dışında sapıklıktan başka ne vardır" (Yunus, 10/32) ayeti de bunu ifade eder. Yalnız Malikîler, "İki ayrı dine mensup olanlar birbirine varis olamaz" hadisinin, hristiyan ve yahudilerin kendi aralarındaki mirasçılığını da kapsadığını söylerler.
Mürtedin Mirası: İslam'ı terkeden kimseye "mürted" denir. Mürted manen ölmüş sayıldığı için, o ne müslüman ve ne de kafire mirasçı olamaz. Mürtedin mirasının başkalarına intikali konusunda ise görüş ayrılıkları vardır. Ebü Hanife'ye göre, irtidattan önce kazandığı malvarlığı müslüman varislerine gider. Sonra kazandıkları ise beytü'l-male "fey" geliri kaydedilir. Mürted kadınsa, bütün mirası müslüman mirasçılarına intikal eder. İmam Ebû Yusuf ve İmam Muhammed'e göre, irtidattan önce ve sonra kazandığı malları müslüman varislerine intikal eder. Bu iki müctehid, erkek ve kadın mürted arasında miras bakımından bir ayırım yapmaz. Şafiî, Malikî ve Hanbelîlere göre, aslî inkarcıda olduğu gibi mürted mirasçı olamaz ve ona da başkası mirasçı olamaz. Bütün malı, beytü'l-mal için fey' geliri kaydedilir. Çünkü o, irtidat etmekle, İslam toplumuna karşı harp ilan etmiş sayılır ve servetine de harbinin malına uygulanan hükümlerin uygulanması gerekir. Ancak bu hükümler, mürted irtidadı üzere ölürse uygulanır. Hayatta olduğu sürece malı bekletilir. İslam'a dönerse, malı kendisine verilir. (İbnü'l-Hümam, a.g.e., IV, 390 vd.; İbn Rüşd, Bidayetü'l-Müctehid, Mısır, t.y., II, 322-329; ez-Zühaylî, a.g.e., VIII, 263-266.) c) Tebealık farkı (İhtilâfu'd-dâr): Müslümanlar hangi devletin tebeası olurlarsa olsunlar birbirine mirasçı olurlar. Müslüman için başka başka devletin tebası olmak miras engeli değildir. Mesela; Türkiye'deki bir müslüman, Mısır'daki müslüman bir hısımına mirasçı olabilir. Çünkü Daru'l-İslam müslümanlar için tek vatan sayılır. Daha sonra kafirlerin Daru'l-İslam'a egemen olması ve buralarda ayrı sistemlerin ve rejimlerin olması veya bağlantının kopuk olması da sonucu değiştirmez. Bu yüzden, bir müslüman Daru'l-Harpte ölse, ona Daru'l-İslam'da yaşayan varisleri mirasçı olur. Ülke ayrılığı gayri müslimler için bir miras engeli teşkil eder. Mesela; İslam tebeasındaki bir gayri müslim, yabancı tebealı gayri müslim bir hısımına mirasçı olmaz. Burada, mirasçılık "velayet bağı" esasına dayanır. Bu bağ kopunca mirasçılık hakkı da ortadan kalkmaktadır. Ancak ülkeler sulh anlaşmaları yaparak, karşılıklı miras ilişkilerini düzenleyebilirler. Malikî, Hanbelî ve Zahirîlere göre tebealık farkı hiç bir şekilde miras engeli doğurmaz. (ez-Zuhayli, a.g.e., VIII, 266 vd.; Es-Sibai, Şerhu Kanuni'l-Ahvali'ş-Şahsiye, Dimaşk 1959, II, 46,47) d) Kölelik: Kölelik hali de miras engelidir. Bu statüde olan kimse hısımlarına mirasçı olamaz. Çünkü köle, bir mala; mülk edinme sebepleriyle malik olamadığı gibi miras yoluyla da malik olamaz. Onun elindeki şeyler efendisine ait bulunur. Eğer o, mirasçı yapılırsa, mülk kendiliğinden efendisine geçeceği için sebepsiz yere, bir yabancı mirasa sokulmuş olur ki, bu icmaa göre batıldır. Bu engellerden mürisini öldürme ve kölelik tek yanlıdır. Bunlar yalnız kendileri başkasından miras alamaz. Fakat başkası kendilerine mirasçı olabilir. Bunlara, murisin ölüm tarihinin belirlenememesi ve mirasçının kim olduğunun bilinememesi gibi başka engeller de eklenmiştir.
(bk. el-Meydanî, el-Lübab, Kahire, t.y., IV, 188, 197; ez-Zeylaî, Tebyinü'l-Hakaik, el-Matbaatü'l-Emîriyye Tab'ı, VI, 239 vd.; ibn Abidîn, Reddü'l-Muhtar, Mısır, t.y., V, 541 vd.)
Destek ve Emeğimiz İçin Lütfen Paylaşın:
ates isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
aşk büyüsü yapma
Cevapla

Bookmarks

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



ask
Powered by vBulletin® Version kapalı
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.

Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 15:31.

Desteklenen Siteler=>Medyum Yorumları| Büyü| bağlama büyüsü| aşk büyüsü nasıl yapılır
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir.5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp,yasal olmayan bir paylaşım olduğunu düşünüyorsanız iletişim bölümünden bize ulaşabilirsiniz.