Ziyareti Âşura Duası ve Mucizeleri

Bu konu mihrimahsultan tarafından 7 sene önce açıldı, 77 kere okundu ve 3 Cevap verildi.
mihrimahsultan
Üyelik Zamanı: 8 sene önce
Konu Sayısı: 33
Yanıt Sayısı: 31
7 sene önce

İmam Mehdi Aleyhisselam buyuruyor ki;
“Okuyun! Ziyareti Aşura, Ziyareti Aşura, Ziyareti Aşura. Okuyun! Ziyareti Camietul Kebire, Ziyareti Camietul Kebire, Ziyareti Camietul Kebire. Kılın! Gece Namazı, Gece Namazı, Gece Namazı.”

Allahumme salli ala Muhammedin ve âli Muhammed ve accil ferecehum vel’en e’daehum.

Bismillahirrahmanirrahim

Esselamu aleyke ya eba ebdillah Esselamu aleyke yebne resulillah Esselamu aleyke yebne emiril muminin vebne seyyidil vesiyyin Esselamu aleyke yebne fatimete seyyideti nisail âlemin Esselamu aleyke ya sarallah vebne sarihi vel vitrel mevtur Essleamu aleyke ve elel ervahilleti hellet bi finaike aleykum minni cemien selamullahi ebeden ma begitu ve begiye-l leylu vennehari
Ya eba ebdillah leged ezumeti-r reziyyetu ve cellet ve ezumeti-l musibetu bike eleyna ve ela cemi-i ehlil İslami ve cellet ve ezumet musibetuke fi-s semavati ela cemi-i ehli-s semavati fe leene-l lahu ummeten defeetkum en megamikum ve ezaaletkum en meratibikumu-l leti rattebekumu-l lahu fiha ve leene-l lahu ummeten gateletkum ve leene-l lahu-l mumehhidine lehum bi-t temkini min gitalikum beri’tu ile-l lah ve ileykum minhum ve eşyaihim ve etbaihim ve evliyaihim
Ya eba ebdillah inni silmun limen saalemekum ve herbun limen haarebekum ilee yevmi-l giyameti ve leene-l lahu ale ziyadin ve ale mervane ve leene-l lahu beni umeyyete gatibeten ve leene-l lahu-bne mercanete ve leene-l lahu omere-bne se’din ve leene-l lahu şimren ve leene-l lahu ummeten esrecet ve elcemet ve teneggebet ligitalike bi ebi ente ve ummi leged ezume musabi bike fe es’elu-l lahe-l lezi ekreme megameke ve ekremeni en yerzugeni talebe sarike me’e imamin mensurin min ehli beyti muhammedin salla-l lahu aleyhi ve alihi
Allahummec elni indeke vecihen bi-l huseyn aleyhi-s selam fi-d dunya vel ahireti Ya eba ebdil lahi inni etegerrebu ile-l lahi ve ilee resulihi ve ilee emiri-l muminine ve ilee fatimete ve
ile-l heseni ve ileyke bi muvaalatike ve bi-l beraaeti mimmen gaateleke ve nesebe leke-l herbe ve bi-l beraaeti mimmen essese esaase-z zulmi ve-l cevri aleykum ve ebreu ile-l lahi ve ilee resulihi mimmen essese esaase zalike ve bena eleyhi bunyaanehu ve ceraa fi zulmihi ve cevrihi aleykum ve ela eşyaikum beri’tu ile-l lahi ve ileyku minhum ve etegerrebu ile-l lahi summe ileykum bi muvaalatikum ve muvaalati veliy yukum ve bi-l beraaeti min e’daikum ve-n nasibine lekumul herbe ve bil beraaeti min eşyaihim ve etbaihim
inni silmun limen salemekum ve herbun limen harebekum ve veliyyun limen vaalaakum ve eduvvun limen aadaakum fe es’elu-l lahe-l lezi ekremeni bi me’rifetikum ve me’rifeti evliyaikum ve rezegeniye-l beraete min e’daikum en yec’eleni meekum fi-d dunya ve-l ahireti ve en yusebbite li indekum gedeme sidgin fi-d dunya ve-l ahireti ve es’eluhu en yubelliğeniye-l megame-l mehmude lekum inde-l lahi ve en yerzugeni talebe sari me’e imamin haadin zahirin naatigin bi-l heggi minkum ve es’elu-l lahe bi heggikum ve bi-ş şe’nillezi lekum indehu en yu’tiyeni bi musabi bikum efzele maa yu’ti musaaben bi musibetihi musibeten maa e’zemeha e’zeme raziyyeteha fil İslami ve fi cemii-s semaavati vel erzi
Allahumme-c elni fi megami haza mimmen tenaaluhu minke selevaatun ve rehmetun ve meğfiretun Allahummec el mehyaye mehya muhammedin ve ali muhammedin ve memati muhammedin memate muhammedin ve ali Muhammed Allahumme inne haza yevmun teberreket bihi benu umeyyete ve-bnu aakileti-l ekbaad el-l leinubnu-l lein ela lisaanike ve lisaani nebiyyike salla-l lahu aleyhi ve alihi

Allahumme-l en eba sufyane ve muaviyete ve yezidebne muaviyete aleyhim minke-l le’netu ebede-l abidine ve haza yevmun ferihet bihi alu ziyadin ve alu mervan bi gatlihimu-l huseyn salavatu-l lahi aleyhi

Allahumme fe zaif aleyhimul le’ne minke ve-l ezabe Allahumme inni etegerrebu ileyke fi haza-l yevmi ve fi mevgifi haza ve eyyami heyati bi-l beraeti minhum ve-l le’neti aleyhim ve bi-l muvalati linebiyyike ve ali nebiyyike aleyhi ve aleyhimu-s selam.

Sonra yüz defa şöyle denilir; Allahummel en evvele zalimin zeleme hegge muhammedin ve âli Muhammed ve ahire tabiin lehu ela zalik Allahumme-l eni-l isabete-l leti cahedeti-l huseyn ve şayeet ve bayeet ve tabet ela gatlihi Allahumme-l enhum cemiien.

Sonra yüz defa şöyle denilir; Esselamu aleyke ya eba ebdillah ve ele-l ervahilleti hellet bi finaike aleyke minni selamullahi ebeden ma begiitu ve begiye-l leylu ve-n neharu ve la ceelehu-l lahi ahire-l ehdi minni li ziyaretikum Esselamu ele-l huseyn ve ele-l aliyyibni-l huseyn ve ele-l evladil huseyn ve ela eshabi-l huseyn

Sonra şöyle denilir; Allahumme husse ente evvele zalimin bi-l le’ni minni ve-b de bihi evvelen summe-s saniye ve-s salise ve-r rabie Allahumme-l en yezide hamisen ve-l en ubeydellahi-bne ziyadin ve-bne mercanete ve omere-bne sa’din ve şimren ve ale ebi sufyane ve ale ziyadin ve ale mervane ila yevmi-l gıyameti.

Secdeye gidilerek şöyle denilir; Allahumme lekel hemdu hemde-ş şakirine leke ela musabihim el-hemdu lillahi ela ezimi reziyyeti Allahum-mer zugni şefaaete-l huseyn yevme-l vurudi ve sebbit li gedeme sidgin indeke me’e-l huseyn ve eshabi-l huseyn ellezine bezelu muhecehim dune-l huseyn aleyhisselam.

Allahumme salli ala Muhammedin ve âli Muhammed ve accil ferecehum vel’en e’daehum.

Not: X = خ , q= ق

Allahumme salli ala Muhammedin ve âli Muhammed ve accil ferecehum vel’ en e’daehum.

Aşura Ziyaretinin Anlamı

Selam olsun sana ey Eba Abdillah! Selam olsun sana ey Resulullah’ın oğlu! Selam olsun sana ey Mu’minlerin Emiri ve vâsilerin efendisinin oğlu! Selam olsun sana ey dünya kadınlarının efendisi Fâtıma’nın oğlu! Selam olsun sana ey Allah’ın kanına (intikamına) talip olduğu ve kanına talip olduğunun oğlu! Ey, (mukaddes) kanın intikamı henüz alınmayan!

Selam olsun sana ve senin eşiğine yerleşen (sana feda olup, senin haremine yerleşen) ruhlara. Hepinizin üzerine benden Allah’ın edebi selamı olsun; ben yaşadığım ve gece ve gündüz devam ettiği müddetçe.

Ey Eba Abdillah senin yasın ve musibetin bize ve İslam ehline çok ağır ve büyük oldu. Senin musibetin göklerde bütün gök ehline de çok büyük ve ağır oldu. Allah lanet etsin, siz Ehl-i Beyt’e yapılan zulüm ve haksızlığın temelini atan topluluğa. Allah lanet etsin, sizi. (ilahi) makamınızdan uzaklaştıran ve Allah’ın size tayin ettiği mertebeleri elinizden alan topluluğa. Allah lanet etsin, sizi şehit eden topluluğa. Allah lanet etsin, sizinle savaşabilmek için (zalimlere) zemin hazırlayan topluluğa.

Ben Allah’a ve siz (Ehl-i Beyt’e) doğru, o (zalimlerden) ve onların izleyicilerinden, takipçilerinden ve dostlarından beriyim.

Ey Eba Abdillah, hiç şüphesiz ben kıyamet gününe kadar sizin ile barışık olanlarla barışığım, sizinle savaşanlarla savaş halindeyim.

Allah lanet etsin Ziyad soyuna ve Mervân soyuna. Allah lanet etsin Ümeyye oğullarının hepsine. Allah lanet etsin Mercâne oğluna (İbn-i Ziyâd’a). Allah lanet etsin Ömer b. Sa’d’a. Allah lanet etsin Şimr’e. Allah lanet etsin senin ile savaşmak için at eğerleyen, dizgin çeken ve nikap bağlayan topluluğa.

Anam, babam sana feda olsun; senin için musibetim çok büyüktür. Şu halde senin makamını yücelten ve beni seninle değerli kılan Allah’tan istiyorum ki, Muhammed’in (s.a.a) Ehl-i Beyt’inden olan muzaffer imam (Hz. Mehdi) ile birlikte senin intikamını almayı bana nasip buyursun! Allah’ım, beni dünya ve ahirette Hüseyin (ona selam olsun) ile şerefli kıl.

Ey Eba Abdillah, hiç şüphesiz ben, Allah’a, Resulü’ne, Emir-ül Mu’minin’e, Fâtıma’ya, Hasan’a ve sana, senin sevginle ve sizin (Ehl-i Beyt’in) düşmanlarından beri olmakla yakınlaşıyorum. Onlar ki bu haksızlığın temelini atıp binasını kurdular ve size ve takipçilerinize karşı zulüm ve haksızlıklarını devam ettirdiler.

Ben, Allah’a ve size doğru onlardan beriyim ve önce Allah’a sonra da size, sizi dostlarınızı sevmekle ve düşmanlarımızdan, size savaş açanlardan ve onların izleyicilerinden beri olmakla yakınlaşıyorum.

Ben, sizinle barışık olanla barışığım, sizinle savaşta olana karşı savaştayım. Size dost olana dostum; size düşman olanla düşmanım. Şu halde sizi ve dostlarınızı tanımakla beni şereflendiren ve düşmanlarınızdan beri olmayı bana nasip eden Allah’tan istiyorum ki beni dünya ve ahirette sizinle birlikte kılsın ve dünya ve âhirette sizin yanınızda bana sebat versin. Beni, sizin Allah katında sahip olduğunuz beğenilmiş makama ulaştırsın. Bana, hidayet imamı olan zuhur etmiş halde hakkı söyleyen (Hz. Mehdi) ile birlikte intikamınızı almayı nasip buyursun.

Allah’tan, sizin hakkınızı ve onun katında sahip olduğunuz ilahî mertebenizi vesile ederek istiyorum ki sizin musibetinizi çektiğim için, bana, musibet çeken bir kimseye verilen mükâfatın en iyisini nasip etsin. Ne de büyüktür bu musibet ve bu musibetin İslam’da ve bütün göklerde ve yerde meydana getirdiği sıkıntı ve acı!

Allah’ım, şu bulunduğum halde-yerde beni, senin salâvat, rahmet ve mağfiretine mazhar olanlardan eyle. Allah’ım, benim hayatımı Muhammed ve Âl-i Muhammed’in hayatı, ölümümü de Muhammed ve Âl-i Muhammed’in ölümü gibi kıl.

Allah’ım, bu öyle bir gündür ki onu, Ümeyye oğulları ve ciğer yiyen (Hind’in) oğlu mübarek saymışlardır. O öyle bir kimseydi ki kendisi de babası da, Senin ve Resulü’nün dilinde lanetlenmiştir. Peygamber’in (Allah’ın salât ve selamı Onun ve Ehl-i Beyt’inin üzerine olsun) bulunduğu her yerde ve durduğu her durakta onlara lanet okumuştur.

Allah’ım, Ebu Süfyan’a, Muaviye’ye ve Yezid b. Muâviye’ye lanet et. Senin lanetin ebediyyen onların üzerine olsun.

Bu, öyle bir gündür ki onda Ziyâd ve Mervan soyu, Hüseyin’i (Allah’ın salâvatı onun üzerine olsun) öldürdükleri için sevindiler. Şu halde, lanet ve acı azabını onların üzerine kat kat artır.

Allah’ım, ben, bu gün ve durduğum bu yerde ve bütün hayat günlerimde o (zalimlerden) beri olmakla ve onları lanetlemekle ve Peygamber’ini ve Ehl-i Beyt’ini (hepsinin üzerine selam olsun) sevmekle sana yakınlaşıyorum.

Sonra yüz defa şöyle söylersin:

Allah’ım, Muhammed ve Âl-i Muhammed’in hakkına ilk zulmeden kimseden, ona bu konuda en son tâbi olan kimseye kadar hepsine lanet et.

Allah’ım, Hüseyin’le savaşan ve onu öldürmek için birbirleriyle işbirliği yapan ve sözleşen topluluğa lanet et. Allah’ım, onların hepsini toplu olarak kendi lanetine mazhar eyle.

Sonra da yüz defa şöyle söylersin:

Selam olsun sana ey Eba Abdillah ve O (pak) ruhlara ki senin eşiğinde (hareminde) yer aldılar. (Sana canlarını kurban etme ve aynı mekânda defnedilme şerefine nail oldular.)

Allah’ın selamı benden, senin üzerine olsun ebediyen; yaşadığım ve gece ve gündüz devam ettiği müddetçe.

Allah, bunu, benim sizi son ziyaretim kılmasın. Selam olsun Hüseyin’e ve Ali b. Hüseyin’e, Hüseyin’in evlatlarına ve ashabına.

Sonra şöyle devam edersin:

Allah’ım, sen, (Resul ve Ehl-i Beyt’ine) ilk zulmedeni benim özel lanetime mazhar eyle. Bunun için de, önce birinci, sonra ikinci, sonra üçüncü ve sonra da dördüncüden başla. Sonra da… Yezid’e lanet eyle. Ziyad’ın ve Mercâne’nin oğlu Ubeydullah’a, Sa’d oğlu Ömer’e, Şimr’e, Ebu Süfyan’ın, Ziyâd’ın ve Mervân’ın soyuna kıyamet gününe kadar lanet et.

Sonra secdeye kapanıp şöyle dersin:

Allah’ım onların musibetine karşı bana, şükredenlerin hamdı gibi hamt etmeği nasip eyle. Bu büyük acı ve musibetimden dolayı Allah’a hamdolsun. Allah’ım, (huzuruna) varacağım gün Hüseyin’in şefaatini bana nasip eyle ve indinde Hüseyin ve canlarını Hüseyin’e (ona selam olsun) feda eden ashabıyla birlikte, benim doğruluk ayağıma sebat ver.

Allahumme salli ela Muhammedin ve âli Muhammed ve accil ferecehum vel’ en e’daehum.

Sonra iki rekat ziyaret namazı kılınır.

Âşurâ ziyareti İmam Muhammed Bâkır (a.s) ve İmam Cafer-i Sâdık (a.s) gibi Ehl-i Beyt imamları kanalıyla nakledilmiştir.

Bu ziyaretin önemi ve büyük sonuçlarını, hem ziyareti nakleden hadislerden anlamak mümkündür, hem de ziyareti okuyup da sonuçlarını amelen tecrübe eden kimselerden muteber kanallarla nakledilen öykülerden. Biz ziyaretin metnini vermeden önce bu konuda nakledilen iki hadisi özetleyerek verdikten sonra, söz konusu öykülerden bazısını örnek olarak zikredeceğiz.

Salih b. Akabe babası kanalıyla İmam Muhammed Bakır’dan (a.s) naklettiği bir hadiste İmam (a.s), Âşûrâ gününde mübarek türbesi yanında Hz. İmam Hüseyin’i ziyaret etmenin, ona ağlamanın büyük sevaplarını açıkladıktan sonra, râvi İmama şöyle sordu: “Kurban olayım sana, Kerbela’dan uzak bir yerde bulunup da böyle bir günde imamın türbesine gitme imkanı bulunmayan kimseye hangi sevap vardır?”

Şöyle cevap verdi: “O halde evden çıkıp bir çöle gitsin veya evinin damına çıkıp İmam’a işaret ederek selam ver ve katillerini lanetle.” Hadisin devamında bu selamlama ve lanetleme için İmam (a.s) ona “Âşura” ziyaretini öğretiyor ve ziyâretin ardından da iki rek’at namaz kılmasını emrediyor. Bu hadisten anlaşılan şu ki evvela Âşura ziyareti Âşura günü okunduğu gibi, diğer günlerde de okunabilir.

Yine Hz. Hüseyin’in (a.s) mübarek türbesinin yanı başında okunduğu gibi, uzaktan da okunabileceğidir.

Hatta hadiste İmamı yakından gidip ziyaret etme imkanı olmayan kimsenin anlatıldığı şekilde uzaktan bu ziyaretle İmamı ziyaret ettiği takdirde yakından ziyaret edenin sevabının aynısını alacağı vurgulanmaktadır. Hatta bunu her gün kendi evinden gerçekleştirdiği takdirde her defasında o muazzam sevap ve mükafatları hak edeceğini İmam (a.s) hadisin râvisi Alkame’ye açıklamıştır.

Bir diğer hadiste ise “Safvan” isimli râvi bu ziyareti çok büyük sevaplarla İmam Cafer-i Sadık’tan (a.s) nakletmiş ve bu ziyareti okuyan mü’minlerin hacetlerini Hak Tealâ’nın lütfedeceğini buyurmuştur.

Merhum Şeyh Abbas Kummî ve Muhaddiss-i Nuri’nin nakline göre Hz. İmam-ı Zaman (a.s) da Hacı Seyid Ahmet Reşti’ye teheccüd namazı, Câmiet-ül Kebir’e ziyareti ve Âşurâ ziyaretini okumasını ısrarla tavsiye buyurmuştur.

Şimdi de bu ziyaretin etki ve sonuçları hakkında güvenilir kimselerden nakledilen bazı öyküleri nakletmek istiyoruz:

1- Ehl-i Beyt mektebinin en büyük müctehidlerinden birisi olan merhum Ayetullah Şeyh Abdulkerim Hâirî şöyle rivayet etmektedir:

“Ben Irak’ın Samerra kentinde İslamî ilimlerin tahsiliyle meşgul iken, bir ara şehirde veba ve kolera hastalığı baş gösterdi; öyle ki bu bulaşıcı hastalığın etkisiyle her gün şehirde bir grup insan hayatını kaybediyordu.

Bir gün ben, üstadım Merhum Ayetullah Seyyid Muhammed Fişâreki’nin evinde diğer bir grup ülema ile birlikte bulunuyordum. Bu sırada büyük müctehid Merhum Ayetullah Mirzâ Muhammed Takî Şirâzî (r.a) oraya geldiler . Söz konusu hastalıktan ve doğurduğu ciddi tehlikeden söz edilince, Merhum Ayetullah Mirzâ Muhammed Takî Şirâzî, orada bulunanlara sordu: “Siz beni şartlara haiz bir müctehid olarak görüyor musunuz? Eğer bir hüküm verirsem yerine getirilir mi?”

Orada bulunanların hepsi tek ağızdan ‘Evet’ dediler. Bunun üzerine Merhum Şirâzî o halde ben hükmediyorum (emrediyorum) ki Sâmerrâ’daki Şiiler bu günden itibaren on gün her gün olmak üzere Âşurâ ziyareti okusunlar ve bunun sevabını Hz. İmam-ı Zaman’ın (Mehdi) muhtereme Validesi ” Nergis ” hatunun mübârek ruhuna hediye etsinler ki oğlu Hz. Mehdi’yi şefi kılsın, o da ümmete Allah indinde şefaatçi olsun. Ben bu ameli yerine getiren kimsenin “veba” hastalığına mübtela olmayacağına kefilim.

Evet bu hüküm verilir verilmez bütün Samerrâ Şiirleri söylendiği şekilde okumaya başladılar. Başlar başlamaz da telef olmalar artık durdu. Fakat Ehl-i Sünnet’ten yine her gün bir grup ölüyorlardı. Bu olay o kadar acı ve meşhur olmuştu ki onlar mahcubiyetlerinden ölülerini geceleyin defnediyorlardı. Bunun sırrını Ehl-i Sünnet’ten bazısı Şiilere sorunca onlarda “Âşurâ ziyareti”nin bereketiyle böyle olduğunu söylediler. Bu sefer onlar da okumaya başlayınca bela onlardan da bertaraf oldu. [1]

2- Merhum Ayetullah Şehid Destgayb “ilginç öyküler” isimli kitabında direkt olarak “Ferid” isimli bir alimden şöyle nakletmektedir:

“Bir ara benim başıma büyük bir sıkıntı ve bela geldi. Bir anda Merhum Ayetullah Şeyh Muhammet Takî Şirâzî’nin hukmü aklıma geldi. Muharrem ayının ilk gününden itibaren Âşurâ ziyaretini okumaya başladım. Tam Muharrem’in sekizinci gününde harikulade bir şekilde o sıkıntı ve beladan kurtulmuş oldum.[2]

3- Büyük âlim ve zahid Merhum Şeyh Abdülcevad Hâirî şöyle nakletmektedir:

“Bir gün adamın birisi, Merhum Şeyh Zeyne-ül Abidin Mâzenderani’nin yanına gelip malî sıkıntısından şikâyet etti. Merhum Şeyh ona “Hz. İmam Hüseyin’in haremine git ve Âşurâ ziyareti oku; rızkın sana ulaşacaktır. Aksi takdirde yanıma gel ben senin ihtiyacını karşılarım.” Adam çıkıp gitti. Bir süre sonra gördüğümüzde şöyle anlattı olayı: “Ben Harem-i Şerif’te Aşurâ ziyaretini okumaya meşgul iken birisi gelip bana bir miktar nakit verdi ve işte onunla rızkım çoğaldı ve rahatladım.”[3]

4- Değerli âlim Şeyh Abdülhâdî Hâirî Mazenderanî, muhterem babası Merhum Hacı Şeyh Ebulhasan’dan şöyle nakletmektedir:

“Ben, Hacı Seyyid Ali Tabatâbâî’yi öldükten sonra rüyamda gördüm ve ona “Bir arzun var mı?” diye sordum. Cevabımda şöyle dedi: “Bir tek arzum var; o da şudur ki neden dünyada her gün Âşurâ ziyaretini okumadım!”

Merhum Seyyid’in âdeti Muharrem ayı günlerinde Âşura ziyaretini okumaktı; her zaman değil. Bu yüzden de neden yıl boyu okumadığına üzülüyordu.”[4]

5- Muttakî âlim Merhum Ayetullah Muhammed Hasan Necefî (Ölümle başlayan yolculuk kitabının yazarı) talebelik hayatı hatıralarını yazdığı kitabında şöyle diyor:

“İsfahan’da bulunduğum sıralar bir gece rüyamda ölümü bir yaşındaki bir dana şeklinde gördüm ki arkasında da kendisinden küçük üç-dört yavrusu havada hareket ediyorlardı .Havada hareket halinde iken bizim memleketteki evimizin üzerinden geçtiklerinde onlardan bir tanesi bizim evin duvarının üzerine oturdu. Ben babama mektup yazarak onlardan taraf endişeli olduğumu ve bir yaramazlık olup olmadığını sordum. Benim mektubum ona ulaşmadan babamdan bana mektup geldi. Mektupta hanımının vefat ettiğini yazmıştı. Yine “On yıl önce yaptığım on iki tümen borcu ödeyemeyeceğinden faizi ile birlikte seksen tümene ulaştığını ve bütün varlığını da verse bunu ödeyemeyeceğini” yazmıştı. Ben bu haberi alınca kırk gün İsfahan’ın Şah Mescidi’nin damında Âşurâ ziyaretini okumaya karar verdim. Niyetimde üç hacetim vardı: Birisi babamın borcunun ödenmesi, diğeri bağışlanma, üçüncüsü ise çok ilim elde edip müctehid olma.

Her gün öğleden önce başlıyor ve öğle olmadan önce de bitiriyordum. Hepsi toplam iki saat sürüyordu. Bilahare kırk gün bitti ve bir ay sonra babam borcunun ödendiğini bana yazdı. Ben bu bereketli sonucu görünce daha mütmain bir kalple Muharrem ve Safer ayında, aklımda bulunan ve bana göre en önemli hacet sayılan bir şey için yine söz konusu mescidin damında Âşurâ ziyaretini büyük bir özen ve dikkatle okumaya başladım. Öyle ki kıbleye doğru güneş altında durarak tam iki saatte okuyordum. Bu kırk gün bittikten sonra bir rüya gördüm ve hacetimin yerine geldiğini anladım.”[5]

6- Değerli ve büyük âlim Merhum Seyyid Zeyn-ül Abidin Eberkuî’nin yakın akrabalarından birisi (kayınbiraderi) bir ara şiddetli bir mide ağrısına müptela oluyor; öyle ki artık boğazından kan gelmeye başlıyor. Doktorlar ümitlerini kesip hastanın acilen Tahran’a kaldırılıp ameliyata alınmasını söylüyorlar. Hasta sahipleri haberi merhum seyyide ulaştırıp dua ve tevessul ricasında bulunuyorlar.

O Merhum da çocuklarına abdest alıp güneşin altında Âşurâ ziyaretini okumaya başlamalarını emredip kendisi de okumaya meşgul oluyor. Aradan bir saat geçmeden odasından çıkıp “Annenize müjde verin, Allah kardeşine şifa verdi” dedi.

İsfahan âlimlerinden birisi şöyle diyordu: “Merhum Seyyid, manevî kemallere ve yakin mertebesine ulaşmak için Âşurâ ziyareti okumaya niyetlenmiş ve o makama ulaşmıştı.[6]

Ziyareti Âşura Duası ve Mucizeleri

Ziyaret Aşure Duası İmam Hüseyin (a.s) duasıdır.belalar ve ağır felaketlere karşı okunur. İmam Cafer Sadık (a.s) anlatıyor, sıkıntı ile karşı karşıya geldiklerinde,ziyaret aşure duasını okuyun. Zorluklar ve belalar ne kadar ciddi olursa olsun, kırk gün boyunca Ziyaret Aşure duası okuyarak sorunlar çözülebilir. Insanların deneyimleri ile ilgili kayıtlar aslında bu geleneğin doğruluğunu kanıtlamaktadır. Ünlü Şii alimleri düzenli olarak bu Ziyaret aşure duasını okumuş.ve Onlar bu dua aracılığıyla hesaplanamaz faydalar görmüşler ve her zaman sıkıntı anlarında bu duaya başvurmuşlar. Bu dua hem şiiler hem de ehli sünnet tarafından okunmaktadır.İmam Ali ve İmam Hasanın türbelerinin ziyaret edenler bu duayı okumaktadır. Şeyh Abdül Kerim ziyaret aşure duasını ezberden okuyan hem şiiler hem de ehli sünnet hastalıktan kurtulmuşlardır. İmam Hüseyin ağır felaketler için bu duayı okumuştur. Hacetler için 40 gün sabah namazdan sonra 2 rekat sünnet namazı kılınır sonra aşağıdaki dua 5 defa okunur.

Yâ Emmen yucîbul mudtarra izâ deâhu ve yekşifus sûe (27 / Neml – 62 )
Ya Rabbi, Ya Rabbi, Ya Rab. ya abbas ibn Ali ibn amaril müminen ibn Ebu Talib. edrikni, edrikni, edrikni (nefesini ver)
Sonra ziyaret aşure duasını bir defa oku.Bu amel 40 gece için de yapılabilir.


Faydaları

1-Veba (Ölümcül Hastalıklar) Ayetullah Hacı Şeyh Abdül kerim yazdı.şehirde bir salgın vardı. Bir gün, bütün alimler hepsi toplandı Ayetullah Seyyid Muhammed Fasharki (r.a) ve bütün öğretmenler sonra beklenmedik bir şekilde Ayetullah Mirza Muhammed Taki Şirazi (r.a) eve girdi.Orada genel bir tartışma yaptık salgın hastalık üzerine bir iddia ortaya atıldı.Bu salgın hastalık şehri silip süpürecek Bu tartışmanın ortasında Ayetullah Fasharki (r.a), gül ve tüm müçtehid (İctihad eden, çalışan çaba sarfeden) olarak beni kabul ediyor musun ‘diye sordu?’ Hepimiz Evet ‘dedik. Sonra Ayetullah Fasharki (r.a) on gün boyunca ziyaret aşure duasını ezberden okuyalım dedi. Ölüm kalım meselesi olduğu için hepimiz onun bu tavsiyesi üzerine duayı ezberden on gün okuduk.ve Çok geçmeden mucize oldu ve bu salgın hastalık şehri terk etdi.

2) Büyük Felaketler İlk Amaçlar Bu üç zorluk için ziyaret aşure duası okuyun.

1. Ev almak için gerekli para
2. Ağır borçlar 3. Yoksulluk ve maddi sıkıntılar
3) Cezaevinden kurtulmak İçin
4-Gerçekleşmesi zor hacetler için 40 gün veya 20 gün günde bir kez okunur.Bu duayı hacet için okuyanlar 38.gün niyetlerinin olduğunu anlatıyor.

Garantili Rızık Şeyh Abdul Cevad anlatıyor; yoksul bir kişi yanıma yaklaştı benden yardım istedi.geçimsizlik ve parasızlıktan yakınıyordu.Ben de kendisine ziyaret aşure duasını verdim. Ezberden okumasını söyledim.Beklenmedik bir şekilde o fakirlikten kurtuldu.sorunları çözüldü sonra sık sık ziyaretime geldi.


İmam Hüseyin aleyhisselamı Kerbela dışında ondan uzak olan diğer şehirlerden ziyaret etmenin de çok fazileti vardır. Biz bu konuda “Kâfi”, “Tehzib” ve “Fakih” kitaplarında nakledilen iki rivayeti zikret-mekle yetiniyoruz:

1- İbn-i Ebi Umeyr, Hişam kanalıyla İmam Cafer Sadık aleyhis-selamın şöyle buyurduğunu rivayet eder: “Sizden yolu uzak olan ve evinin mesafesi bizim mezarlarımıza uzak olanınız evinin damının yüksek olan bölümüne çıkarak iki rekât namaz kılsın ve bizim mezarlarımıza işaret ederek selam versin; bilin ki bu selam bize ulaşır.”

2- Hannan b. Sudeyr’den, babasından şöyle rivayet edilmiştir: İmam Cafer Sadık (a.s) bana, “Ey Sudeyr! Her gün İmam Hüseyin’i (a.s) ziyaret ediyor musun?” diye sordu. Ben, “Hayır, fedanız olayım” diye arzettim. İmam Cafer Sadık (a.s), “Siz ne kadar da cefakârsınız!” buyurdu, “Acaba her Cuma günü onu ziyaret ediyor musunuz?” buyurdu. Ben, “Hayır” dedim. İmam (a.s), “Her ayda ziyaret ediyor musunuz peki?” buyurdu. Ben yine, “Hayır” cevabını verdim. İmam (a.s), “Her yılda ziyaret ediyor musunuz?” buyurdu. Ben, “Ziyaret ettiğim bazı yıllar olmuştur” dedim. Bunun üzerine İmam Cafer Sadık (a.s), “Ey Sudeyr!” buyurdu; “Siz İmam Hüseyin’e karşı ne kadar da cefa ediyorsunuz! Allah Teâlâ’nın iki bin bin (iki milyon) meleğinin (“Tehzib ve Men La Yehzuruhu’l-Fakih” kitabındaki rivayete göre bin bin -yani bir milyon- meleğinin) saçları dağınık ve toz-toprak içerisinde İmam Hüseyin’e (a.s) ağlayarak onu ziyaret ettiğini ve bu konuda asla yorulup gevşeklik göstermediklerini bilmiyor musunuz? Ey Sudeyr her Cuma günü beş defa ve her gün bir defa neden Hüseyin’in (a.s) kabrini ziyaret etmiyorsun?” Ben, “Fedanız olayım; onunla arasında çok uzun bir mesafe var” dedim. İmam (a.s) bunun üzerine, ” başını gökyüzüne kaldırarak İmam Hüseyin’in (a.s) kabrine taraf yönelerek şöyle de:

اَلسَّلامُ عَلَيْكَ يا اَبا عَبْدِاللهِ، السَّلامُ عَلَيكَ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكاتُهُ

Esselamü aleyke ya eba Abdillah Esselamü aleyke ve berakatüh

“Selam olsun sana ya Eba Abdillah, Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketleri senin üzerine olsun.”

Böyle yapacak olursan senin hakkında hac ve umre ziyareti yazılır.”

Sudeyr diyor ki, “Ben çoğu zaman bu ameli bir ayda yirmiden fazla yaptım.”

cigdemm
Üyelik Zamanı: 7 sene önce
Konu Sayısı: 1
Yanıt Sayısı: 8
7 sene önce
çok güzel bir dua elinize sağlık.. ben hergün 1 kez vakia suresini okuyorum bu duayıda okusam sakıncası varmı acaba ağır gelirmi ..
mkekol34
Üyelik Zamanı: 8 sene önce
Konu Sayısı: 12
Yanıt Sayısı: 17
7 sene önce
bu duayı okuyan sonuç alan varmı acaba
yasen
Üyelik Zamanı: 10 sene önce
Konu Sayısı: 1
Yanıt Sayısı: 17
7 sene önce
ellerinize sağlık Allah razı olsun...yalnız burayı anlayamadım.. Not: X = خ , q= ق
Cevap Eklemek için Giriş Yapmalısınız.
  • 22698 Kayıtlı Üye
  • 16811 Konu
  • 94990 Cevap
  • Son Üye monnarozza
Forumda Kimler Online (Şu anda 1 kişi Online)
  • ADMINISTRATOR (1)
  • MODERATÖR (4)