İlimalemi Şiir Yarışması

Bu konu SOLAK tarafından 10 sene önce açıldı, 17 kere okundu ve 3 Cevap verildi.
SOLAK
Üyelik Zamanı: 10 sene önce
Konu Sayısı: 799
Yanıt Sayısı: 2226
10 sene önce

Şiir ruhtur şiir umuttur..İA şiir yarışmasına tüm üyelerimizi bekliyoruz. Yapılacak olan anketle birinci seçilecektir. Not : Bu bölüme sadece şiirlerinizi ekleyiniz .. Yapılan yorumlar silnecektir.. Sadece size ait şiirler eklenecek ..Dostluk sevgi ve şiirle kalınız YÖNETİM

gunel sasmazz
Üyelik Zamanı: 10 sene önce
Konu Sayısı: 0
Yanıt Sayısı: 5
10 sene önce
gozlerin cok masum sanki gunah gormemis bazanda sirli alem,buyuk muamma bu gizemi kimse cozmemis gozlerin cok guzel,yakici amma... atesli bakisina sanki,kimse dozmemis hepsi sevmis seni,tutulmus sanma kimse can verip senincn olmemis her siritana inanip kanma bi tek ben veririm canimi kiyarim senin icin canima:crybr1:
pamuk611
Üyelik Zamanı: 10 sene önce
Konu Sayısı: 24
Yanıt Sayısı: 45
10 sene önce
Duygularımız duygular vardır kalbe akan yollar vardır aska gıden sevgıler vardır kalblerde acan gozler vardır kalbleri calan bakısları vardır yuregımızı yakan hislerimizdir bizi ele verır mesafelerdır asklara engel duygularımızdır bizi ele veren sozlerımızdır anlatılmak istenen duygularlarımız korkularımızdır sevgilerimiz hakım hislerımızdır sevgılerımızın eseri duygularımızdır sevgılerımızın padisahı sozlerımızdır duygularımızı ifade eder Mesafeler var aramızda Egeller var aramızda duygular var kalblerımızde asklar var yuregımızde sozlerımızdır anlatmadıgımı duygularımızdır soylemedıgımız asklardır kalblerımızde sevda kalblerımızde kı duygulardır engeller yazan pamuk
ilkAY
Üyelik Zamanı: 10 sene önce
Konu Sayısı: 0
Yanıt Sayısı: 226
10 sene önce
OYSA........ Oysa ne çok hayaller vardı gözlerimizin ucunda gözbebeğimizde kimsenin göremediği pembeler ardardına dizilmiş resimler her resimde sen ve ben tam ortasında renklerin, pembelerin yeşillerin mavilerin... Oysa ne çok düşler vardı birlikte düşlediğimiz ve hiç bitiremeyiz dediğimiz düşler vardı, maskesiz çırılçıplak, her düş seni beni gizlerdi tam derininde karanlıkların, yokların hiçlerin varolduğu yerde... Yalnızca biz vardık aslında. Herşeyin ötesinde biz, herşeyin ortasında aynı zamanda. Sonsuzluklar son bulsun dediğimiz noktada karanlıkların aydınlığa vardığı yerde, yine ben olacağım, seni bekliyor olan ben... Tam ortasındayken Sensizliğin, Sensiz olmaktan öylesine uzağım ki.. Oysa Sen... hiç olmadın ki......... İlkay C.
engin
Üyelik Zamanı: 10 sene önce
Konu Sayısı: 1
Yanıt Sayısı: 126
10 sene önce
Peygamber Efendimiz için yazdığım bir Naattır. EKMEL-İ NUR..! 1 Omuz verip gök kubbede bir buluta, /asırlar halkasından koşmaya gidiyoruz. Kapamayın ne olur gözlerinizi bu gece, /bu gece uzun bir yolculuğa çıkıyoruz. Sırtımızda emanet bir mazi, /havf ve reca ortasında müstakbel, /senelerden nur, aylardan Rebiyülevvel. Süzülüp Bağdat’ın sisli penceresinden, /ve Cebrail’den korkmuş, Meryem’in nefesinden /müjdeler duymaya gidiyoruz. Haber salın Âdem’in tüm evlatlarına, /Habil’ler, Kabil’ler dirilip gelsin. /bırakın bu gece süreyyayı /bırakın güneşler emzirsin… 2/ Bu gece bir telaş var Kureyş’te, /Rab’in melekleri gökten kundaklar indiriyor. Sanırsın ki çöller ortasında bir gül, /feyz-i nurundan diriliyor. Gülizarlar yakındır, diye fısıldıyor bir ses, /bir ses bölüyor karanlığı aniden. Yanağında bir öpücük, /bir öpücük ki sesi, kab-ı kavseynden… 3/ Şimdi haber salma vaktidir Nuh’a /yarıp gelmeli, /çöllerin o kumdan denizini. Şimdi haber salmalı ki Yusuf’a, /yüklensin Kenan’ın tüm gizini… Çatlayan dudakların hâkimiyken susuzluk, Ve sahibiyken yüreklerin, korku. Umudun girdabında esaretin gölgesini görürsün. Ve darmadağın bir fırtınayken çölde sessizlik /aniden ve sessizce /ölürsün… Ve bezirgan pazarlarında satılırken hürriyet, Ve ağlarken gökyüzünde bulut. Bu gece eğmemeli başını yıldızlar. Dallarında umut filizlenmeli yarınların. Bu gece haber salın kâinata, Kucağında Amine’nin ilk ve son gülü /bu gece öldürmenin vaktidir ölümü… 4/ Bu gece haber salın her yere, /kainat kitabının hatimesini beklesin herkes. Bu gece haber salın herkese, /haşiyesi düşülmez, /yükselirken çölden bu ses. Lal olsun diyorum, tüm dilleri zihayatın, /yüreğinden sağanak sağanak fışkırırken şua, /o en nurlu dilden düşsün istiyorum, /o en kutlu dua. Âminleriniz kalsın /dilde sukut, yürekte en gür seda ile Kutsi bir tın kalsın /kulağınızda o en tatlı seda ile… 5/ Bu gece rüzgârında bir nurun, /birer, birer devrilirken yüreklerin putları. Ve sönerken başlarında ateşi tüm kisraların, Tüller arasında bir adam gördü bu sahra, /zırhında gül kokusu. Ra’dlarında gök kubbenin, Sevdaya çalan ziyasına şahitken tüm zerresi hayatın, /kaldırıp attı bir kenara o onulmaz küflü kâbusu. Bu gece gömüp vakitsiz sancıları bir yere, /güller kuşanmış, /Ebabil sürüleri beklesek diyorum. Dilimizde hira’dan kalma ikra, /omuzlarımızda ak güvercinler… Libasında aşk, simasında muhabbet, Gökten bölük, bölük inen melekler görsek diyorum. Melekler ki meydanında bu asrın bent olurken koşarak. /Cebrail’in karşısında görsek bir Sultan-ı Levlak! Başı omzunda o sadık sevdalı, örterken mukaddes bedenini /bizde bastığı toprakları öpsek bu gece, Ve görmeyen gözünde Varaka’nın, /nurunu dinlesek bu gece. 6/ Dar zamanlar, bağdaş kurarken dar beyinlere, /ve darmadağın edilirken hayatlar, /sıdkının zirvesinde yiğitler gördü bu topraklar. Başlarında var olmanın tek sebebiyle, /izini sürdüler hep, /çöl kumlarını okşayarak. /ve binlerce melek binlerce kere alkışlayarak. Avuçlarında küçük çakıl taşlarının, /zikrini mi duydu dersin. Buheyra… Ya da parmaklarından akan ab-ı hayat ile /ruhunu mu yıkadı dersin. Buheyra… /kim bilir… Kim bilir dilinden düşen ilk nur sözün, /cezbesinde raks etmiş miydi Necaşi? Ya da yanındayken, senin /kara derisinde ter ile hiç üşümüş müydü vahşi…? 7/ Ey tüm kutsi canların seyyidi, /ey bu var olmanın en mukaddes eri. Ayrılığın gözyaşıyla el ele verip, /yürekler dolaşıyor. Mazide en güzide dört yiğit, /müstakbelde binlerin bekliyor. Kokunu duymak için gökten inse yıldız-ı garra, /en aşk tadında parlar mı dersin bu sevda. Ey tüm güzelliklerin asude tebessümü, /kaç asırdır bir türlü kovamadık hüznü. 8/ Gel ey! Sevdalar kuşan da gel, İbrahim’e uğramadan, Kabe’ye dokunmadan gel! Gel ey! Harşrolan zamanların inşirahı, Gel ey! Nurlu düşlerin feyizdar ferahı. Kokunun her katresinde, yalnızlığın, /ve ben garip ve mahzun kaldım, Adına mevlüdleri değil ama /yüreğimden düşen mısraları yazdım. Gel ey! Acısı yüreğimde kavrulan, Gel ey! Adı kendi gibi El Emin olan. Hangi bir zaman sonra visal, /hangi zamanda vuslatın, Gel ey! Bin kere çarmıha gerildi, /ruhumda haşrolanım. Gel ey! Ne olursun Allah aşkına, Hani en sevdiğin can aşkına, Bir gece ansızın, Düşüp bir üveyikin nurlu kanatlarından, Ve sıyrılıp; Anı can sayılmış tüm zamanlardan, Kışlarımıza baharlar sun gel. Ruhumuza can ol gel. Gel ey Amine’nin ilk ve son gülü /gel ey… /bu gece öldürmenin vaktidir ölümü… http://www.pranga.net/siir/sair.php?id=1639
Cevap Eklemek için Giriş Yapmalısınız.
  • 22676 Kayıtlı Üye
  • 16811 Konu
  • 94990 Cevap
  • Son Üye Pinar06
Forumda Kimler Online (Şu anda 1 kişi Online)
  • ADMINISTRATOR (1)
  • MODERATÖR (4)