Hz. Adem’in Kur’an’da Anlatılan Kıssasından Bazı Ders ve İbretler

Bu konu heves tarafından 10 sene önce açıldı, 16 kere okundu ve 1 Cevap verildi.
heves
Üyelik Zamanı: 10 sene önce
Konu Sayısı: 36
Yanıt Sayısı: 18
10 sene önce

*Hz. Adem topraktan yaratılmıştır. İnsanın topraktan yaratılması, biryönüyle Allah’ın yüce kudretine delil olurken, bir yönden de insana birhatırlatmadır: “İşte senin aslın, hakir/âdi bir çamurdur. Büyüklenmeyehakkın yoktur.” O yüce kudret olmasaydı, çamur nasıl insan halinegelebilirdi? O çamura üflenen ilâhî ruh onu canlandırıyor, hareketli veşuurlu hale getiriyor. Bu, insanın iki boyutlu olduğunu da gösterir:Topraktan meydana gelen maddî ve beşerî boyutu, ilâhî ruhtan üflenen veAllah’ın isimleri öğretmesinden oluşan manevî, ruhî ve ilmî yönü, halifelikboyutu. İnsan, kendine verilen yetenekler sayesinde mayasındaki çamurluğu,yani değersizliği, düşük bir seviyeyi de seçebilir; kendisine üflenen ilâhîruh yönüne meylederek yüceliği, üstünlüğü, ilâhî ahlâkı da seçebilir. * *Çamur, durağanlığı, hantallığı, bir yerde çöküp kalmayı; ruh ise hareketi,canlılığı, çabayı ve gayreti işaret eder. İnsan mayasındaki çamur alçaklığa,ruhu ise yüceliğe meyillidir. İnsanı ancak ilâhî ruhtan gelen bilinç, olgunharekete yöneltebilir. (5) İnsanlar arasındaki mesafe, çamur ile ilâhî ruharasındaki mesafe kadar olabilir. * *Meleklerin Hz. Adem’e secdesi, insana verilen değerin göstergesidir. Baştamelekler olmak üzere yeryüzünde hemen her şey insanın hizmetine verilmiştir.Her şey, insanın önünde âdeta melekler gibi secde etmektedir. Bu hizmettenise yalnızca İblis kaçınmaktadır. O, bu evrensel değerleri ve nizamı inkârederek bu âhengin dışında kalmıştır. Avrupa’da ortaya çıkan Hümanizm, insanaverilen bu ulvî değerin yanında hiçbir anlam ifade etmez. * *Hz. Adem’in Kur’an’da anlatılan kıssası, bütünüyle yaratılışın veinsanlığın hikâyesidir. İnsan hayatının nasıl başladığını, nasıl devametmesi gerektiğini ve nereye varacağını haber veriyor. Âdem kıssası, insanınyüksek mertebesini, kendisine melekler dahil bütün yerdeki varlıklarınhizmet ettiği yeryüzü halifeliğini ve bunun sorumluğunu hatırlatıyor.Yeryüzünde halife kılınan insan, ancak emanet yükünü hakkıyla taşırsa bugörevini hakkıyla yerine getirebilir. Adem kıssası, insanı Allah’ın emrineuymaya, yasaklarından kaçmaya alıştırıyor, İblis’in düşmanlığınıhatırlatıyor. * *Eşyanın isimlerini insan kendiliğinden bilip öğrenmiş değildir. Meleklerinve insanın Allah’ın öğrettikleri ve öğrenme kabiliyeti verdiklerinin dışındakendiliklerinden bir ilimleri yoktur (bkz. 2/Bakara, 30-33). İnsana, Allahilim öğrenme yeteneği vermemiş, onu vahiyle desteklememiş, ona eşyanınisimlerini öğretmemiş olsaydı, insan dünyada hiçbir ilerleme gösteremez,yeryüzünün efendisi, halifesi de olamazdı. Öğretilen isimler sayesindebilgiye, bilince, adlandırmaya, bilmeye, idrâk ve ifade etmeye kavuşmuşbulunuyoruz. Bunlarsız hayat olur mu? * *İlimlerin kaynağı olan Kur’an’ı öğreten O olduğu gibi Beyanı, açıklamaKaynakwh: http://www.webhatti.com/peygamberler/251455-hz-ademin-kuranda-anlatilan-kissasindan-bazi-ders-ve-ibretler.html yeteneğini de Allah öğretmiştir. “Rahmân, Kur’an’ı öğretti. İnsanı yarattı.Ona beyanı/açıklamayı öğretti.” (55/Rahmân, 1-4) * *Meleklerin Allah’ın öğrettiğinden başkasını bilmemeleri, gaybın Allah’a aitbir sır olduğunu ortaya koyar. Rabbimiz, bizim bilmemizin faydalı olmadığıgaybı kendine saklamıştır. Bu anlamda gaybı bildiği zannedilenler, falcılar,kâhinler, medyumlar, cinciler, üçkâğıtçı sihirbazlar yalancıdır. * *Hz. Adem’in cennete konulmasının hikmetini en iyi Rabbimiz bilir. Onuncennet hayatının, Allah’ın nimetlerinin büyüklüğünü görme, O’nun koyduğusınırları tanıyıp onlara uyma, insana kötülük yapabileceklere karşı dikkatliolma amacı taşıdığı söylenebilir. Bu cennet, insanlar için bir örnektir yada dünyayı nasıl cennet gibi yapabileceklerinin metodunu göstermedir. Kişikendi hayatını dilerse cennet gibi ve ölümden sonrasını da cennet yapar;dilerse hayatı kendisi ve çevresi için cehenneme çevirir. Allah’ın biremrine isyan insanın Cennetten uzaklaşmasına sebep olmaktadır. Yapılanisyana, hatayı kabul edip tevbe edilmez ve Allah’ın emrine karşı bir mantıkyürütülmeye, hataya te’vil bulup kılıf uydurmaya kalkılırsa Allah’ınlânetine uğranılan şeytanlaşma söz konusu olacaktır. Hz. Adem’in cennethayatı bu esprileri hatırlatıyor. * *Kaybedilen cenneti yeniden bulmanın yolu, İslâm’ın tanımını yaptığı takvaelbisesini kuşanıp müttakîlerden olmaktır. Bu ahlak, yeryüzünü de insan içincennet haline getirecektir. Müttakîlerden kurulu bir toplum, saadet/mutluluktoplumudur. Takva sahibi mü’minler, her devirde asr-ı saadeti yaşayan,saadeti asra taşıyan kutlu insanlardır. Müttakîler için hazırlanmış olanebedîlik cenneti, geçici olan dünya cennetinde kazanılır. Dünyayı kendisi veçevresi için cennet gibi yapanlar, Ahiret cennetine adaydırlar. Ebedîlikcenneti, ancak bir bedel karşılığı kazanılır. Bu bedeli mü’minlernefisleriyle, İblisle ve Allah’ın düşmanlarıyla, her şartta ve her imkândamücadele ederek, hiç kimsenin kınamasına aldırmadan Allah’ın emrini yerinegetirerek öderler. Hz. Adem’in cennet hayatı, bu gerçeklerin işaretlerinivermektedir. * *Hz. Âdem, cennette olmasına rağmen yasak ağaca yaklaşmama emri ile denendi.İnsan orada bile başıboş, kuralsız ve sorumsuz değildi. İnsan yeryüzünde,İblis’in serbestçe faaliyet yapabildiği, nefislerin hoşuna gidecek sayısızçekici zevklerin olduğu, saptırıcıların kol gezdiği bir ortamda başı boşolabilir mi? Kuralsız yada şeriatsiz kalabilir mi? Sorumluluk, hayatınanlamıdır ve devamını sağlayan en önemli ilkedir. Sorumsuzluk kişi içinyokluktur. İnsanın yokluktan kurtulup var olmasını isteyen Yaratıcı, onuyaptıklarından ve emaneti taşıma görevinden sorumlu tutmuştur. Bu, ona değervermedir, bir başka deyişle adam yerine koymadır. * *Yasak ağaç -Allah daha iyi bilir- yeryüzündeki yasakları/haramlarısembolize etmektedir. Rabbimiz bununla insanları kendi haram sınırlarıkonusunda duyarlı olmaya davet ediyor. Yasak ağaçtan yemek, Hz. Adem’inşekavetine/bedbahtlığına sebep oldu (bkz. 20/Tâhâ, 117). İnsan tıpkı atasıAdem gibi, ister bilerek, ister unutarak Rabbinin yasak ağaçlarından yerse,O’nun sınırlarını çiğnerse ya da hükmüne uymazsa; şekavete düşer, mutsuzolur, hüsrâna uğrar, çok şey kaybeder. * *Günümüzde ne yazık ki İblisin yandaşları yeryüzünün her tarafını,işledikleri şerler, sebep oldukları fesatlar, yapageldikleri günahlaryüzünden yasak ağaçlarla doldurdular. Onlar, sürekli yasak ağaç üretmekte veonu reklâmlayarak pazarlamaktadırlar. Şimdilerde asıl mesele, yasak olmayanağaçları bulup onların meyvesinden yemek ya da cennetin helâl ağaçlarınıyeryüzünde yetiştirmek ve diğer insanlara sunmaktır. * *İnsan, diğer varlıklardan üstün kılınmasına rağmen (17/İsrâ, 70), hemunutkan ve zayıftır, hem de yaratılışında olan çamur ve ilâhî ruhameyillidir (4/Nisâ, 28). Hz. Adem, cennette olmasına ve Rabbinin uyarılarınarağmen yasağa uymayı unuttu (20/Tâhâ, 115). İnsan, unutarak veya aldanarakhata yapabilir. Mü’min insana düşen, hatasını İblis gibi savunmak değil;Âdem ve eşi gibi hatasını anlayıp Allah’tan bağışlanma dilemektir. ÇünküAllah, şirkin dışında bütün günahları affeder (4/Nisâ, 116; 5/Mâide, 40;39/Zümer, 53 vd.). * *Hz. Âdem ve Hz. Havva, hatalarını anladıktan sonra şu duayı yapmışlardı:“(Âdem ile eşi) dediler ki: ‘Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizibağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.” (7/A’râf, 23)Yaptıkları bu dua, tevbe edilmeyen küçük günahların bile karşılıkgöreceğinin, cezaya sebep olacağının delilidir. Öyleyse bütün günahlaratevbe etmeli, sürekli Allah’a istiğfârda (bağışlanma dileğinde) bulunmalı.Peygamberimiz bile her gün sayısız çoğunlukta istiğfâr ederdi (bkz. İbnMâce, Edeb 57, hadis no: 3815-3817). * *İblis, Ademoğluna duyduğu haset yüzünden iğvâsını, her zaman ve her şarttasürdürecektir. İblis de, onun askerleri ve yardımcıları da tatilyapmayacaklar (bkz. 36/Yâsin, 60; 7/A’râf, 16-17; 17/İsrâ, 64 vd.). İblis veyandaşları en çok müslümanlarla uğraşırlar. Onları Allah’tan, O’naibadetten, O’nun yolunda harcama yapmaktan alıkorlar. Onlar, müslümanlarınbütün hayırlı işlerine engel olmaya çalışırlar. * *Allah, Adem’i ve eşini affetti. Çünkü onlar günahlarını itiraf ettiler,hatalarının bağışlanmasını istediler. Yaptıkları yanlışı savunmadılar,Kaynakwh: http://www.webhatti.com/peygamberler/251455-hz-ademin-kuranda-anlatilan-kissasindan-bazi-ders-ve-ibretler.html Allah’ın emrini beğenmezlik etmediler, O’na karşı kibirlenmediler. İblis iseaf dilemediği gibi hatasını da kabullenmedi, Allah’ın emrine karşı istikbaretti. Allah’ın İslâmla gönderdiği hükümlere/ölçülere teslim olduğu ve onlarıkabul ettiği halde hata edenler, sonra da günahlarına tevbe edenler, tıp Hz.Adem gibi affedilirler. İmanda, ilâhî yasaklarda, Allah’ın hükümlerikonusunda pazarlık yapanlar, sonra kendi görüşlerini daha doğru ve üstüngörenler, İblisin arkadaşıdırlar. * *Hataya düşmenin, günah işlemenin sebebi, başkasının teşviki olsa bile,insanın bizzat kendisi esas suçludur; esas sebep, insanın kendi arzusu,kendi hevâ ve hevesidir. Kimse kimsenin günahından sorumlu olmadığı gibi,kimse bir başkasının yerine kulluk da yapamaz. Herkesin yaptığı kendisineaittir. * *Kadın, insanın asırlar boyu çektiği çilenin sebebi değil; onun yaratılıştakardeşi, insan olmada eşi veya annesidir. Üstünlük cinsiyette veyarütbelerde aranmamalıdır. * *Çıplaklık şeytandandır. O, Hz. Adem’i ve eşini cennette kandırarak onlarıelbiselerinden soydu, ayıp yerlerini ortaya döküp onları utandırdı. Bu olay,aynı zamandan hem günah işlemenin insanı sıkıntıya sokacağına, hem deşeytanın insanı elbiselerinden soyarak ona daha rahat hâkim olabileceğineişaret etmektedir. Bu nedenle Kur’an insanları bu konuda uyarmaktadır: “EyÂdemoğulları, şeytan, anne-babanızın ayıp yerlerini kendilerine göstermekiçin, elbiselerini sıyırarak, onları cennetten çıkardığı gibi sakın sizi debir belâya uğratmasın.” (7/A’râf, 27) * *Bilinmeli ki, avret yerlerini örtmek ve namusu korumak ölçüsü, insanaverilmiş önemli nimetlerden ve yüceliklerden biridir. Değerini anlayanlariçin böyledir ama, hayvanlar örtünme gereği duymazlar. Hz. Ömer’inrivayetine göre Peygamber Efendimiz şöyle buyurdu: “Kim (uygun) bir elbisebulursa onunla (gereği gibi) örtünsün. (Giyerken), elbise köprücük kemiğinegelince; ‘Beni giydiren, kendisiyle avret yerimi örten ve hayatıma (o elbiseile) güzellik kazan Rabbime hamdolsun’ desin.” (Tirmizî, İbn Mâce ve Ahmedbin Hanbel, naklen: İbn Kesir, 2/12) * *İblis, çıplaklığı insanları avlamak için bir tuzak olarak kullanıyor; ağınadüşürdüğü kurbanlarının da takvâ elbisesinden sıyrılıp ayıplarının ortayadökülmesine çalışıyor. Onları Rablerinin huzurunda, insanların içerisinderezil ediyor. Mü’min, takva elbisesi ile ruhunu, hayatını ve edebini korumaaltına alır. İman ve takva ile Allah’ın istediği gibi bedenini örtüp,haysiyetini, iffetini, şerefini ve fıtrattaki yüceliğini korur (7/A’râf,26). İblis ve yandaşları İslâm’ın getirdiği tesettür/örtünme ölçüleriylesavaşırlar. Çünkü örtüsüzlü, insanları, toplumları ve nesilleri bozmayagötüren önemli yollardan biridir. Günümüzdeki İblis askerlerinin debelirttiği doğru olabilir; “tesettür siyasal ve dinsel bir simgedir.” Tamamda, açıklık ve çıplaklık da şeytanî bir simge ve haram tanımazlığın,ahlâksızlığın alâmetidir. (6)*alintidir

cag
Üyelik Zamanı: 10 sene önce
Konu Sayısı: 8
Yanıt Sayısı: 104
10 sene önce
Insan camurun alcak oldugunu nasil düsünür...düsünme ve görme sevyesi SINIRLI olursa... camur varligi ne kadar serefli, ve azizki... Allahu teala ondan sadece insani yaratmakla kalmamis... bütün cekirdekler, ve o cekirdeklerden basini göge yükselten milyon larca cesit bitkiyi, o basit bir sekilde alcak diye siniflandirilan camurdan cikarmis, ve halen cikariyor... ayrica o alcak camur, cözmeye ugrastigimiz fizik dünyasinin temel elementlerini büyük bir sabirla gögsünde saklayip yetistirmis, ve biz adem ogluna Altini, Demiri, Bakiri, Petrolü ile vs. vs. büyük imkanlar tanimis... acaba kisir düsüncelerine Kurani alet edip Camur varligina argo bir deyimle Alcak diyenlermi daha alcak yoksa... ruhlara besik olmus camurmu daha alcak... iyce bir düsünmek lazim
Cevap Eklemek için Giriş Yapmalısınız.
  • 22676 Kayıtlı Üye
  • 16811 Konu
  • 94990 Cevap
  • Son Üye Pinar06
Forumda Kimler Online (Şu anda 1 kişi Online)
  • ADMINISTRATOR (1)
  • MODERATÖR (4)